1) Orası bir sulak vaha boğazıdır, altından süzme zeytinyağı renginde bir çay akar. Kıyısında yaprakları narin kavaklar dizilidir…Özetle dinlenilecek hoş yerdir. Parçada tanıtılan yer neresidir? (DİŞÇİ)
2) İstanbul yağmuru da uzun sürünce iç karartıcı olur. Islaklık iliklerimize işler; damı akmaz ev içinde bile damlalar sırtımıza düşüyormuş hissini verir. Hele bu sırada kulağınıza gelen sesler yaşamaktan usanç duyurmaya yeter. Nebil Bey'in duyduğu hangi sesler ona usanç veriyor? (YERALTINDA DÜNYA VAR)
3) Acemisi bunu kullanamaz: Yukarıdan basınçla gelen su ağzında kalır, bir türlü gırtlak boğumlarından geçemez, taşar, göğsünüzden aşağı inip gömleğinizi sırılsıklam bırakır. Anlatıcıya göre acemi birinin kullanamayacağı şey nedir? (TESTİ)
4) Türkçe konuşan temiz giyimli bir adamın yanına yaklaştığını gören kadın, kendisini tanıtmadan evvel meyveleri ikram etti. Kadın tanımadığı adama hangi meyveyi ikram etmiştir? (HÜLLE)
5) Hasan anne ve babasını kabettikten sonra nereye gönderilir? (ESKİCİ)
6) "Size şunu söyleyeyim ki, mevsim sonbahar değildir; yanımızda Nesibe de yoktur; henüz ilkbahardayız. Başlangıçtan beri hakiki bir olay diye izlediğiniz bu macera, her şey tümüyle hayal ürünüdür." Yazarın yukarıda da belirttiği gibi yazdığı hikaye bir hayal ürünüdür. Yazarın Ferhan çiftliğinde böyle hayal ürünü yazılar kaleme almasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir? (YERALTINDA DÜNYA VAR)
7) Anlıyor ki önceleri sarışın imiş, mavi gözlü imiş. Şimdi saçlar küçük aktar dükkânı bebeklerinin ne kıla ne de ota benzeyen, dokunsanız hışırdayacağını sandığınız cansız, kuru, soluk rengini, şeklini almış. Gözleri eski şekerlenmiş şuruplar kadar donuk, cansız, katı, suyu çekilmiş. Yukarıda bahsedilen ve Balkan Savaşı patlak verdiğinde düşmandan kaçarken üç çocuğunu da kaybeden bu hizmetçi kadının adı nedir? (GÖZYAŞI)
8) Yolum kasabaya uğradı. Bir Roma harabesi üzerine yeniden kurulmaya başlanan bu çorak Badiye Limanında mutasarrıf olan biriyle karşılaştım. Badiye Limanındaki mutasarrıf kimdir? (AKREP)
9) Nebil'in âşık olduğu, dansözlük yaparak geçimini sağlayan bayanın gerçek adı nedir? (YERALTINDA DÜNYA VAR)
10) Ferhan çiftliğinin sahibi Nebil'e bu çiftlik kimden miras kalır? (YERALTINDA DÜNYA VAR)
11) ……….. denilen en iyi cins Halep yağı toplamak için aşiretlerin yayıldığı çok temiz, kokulu, sıcacık otlarla kaplı bahar çöllerinde dolaşıyordum. Boşluğa gelmesi gereken sözcük aşağıdakilerden hangisidir? (AKREP)
12) Hâlâ lenger başında deve kemiği yalamakla uğraşan bir bedeviyi zorla yerinden kaldırdılar. Üzerinde ortadan yırtmaçlı eski bir entari vardı. Verilen emir üzerine koynundan bir akrep çıkardı. Parçada anlatılan kişi kimdir? (AKREP)
13) (1)İşte bir türlü halledemediğim mesele! (2)Çünkü ne Bourbon ne de Osmanoğulları burunluyum; (3)ne de kalem gibi parmaklı zarif ellere, ince veya keskin yüz çizgilerine sahibim; (4)ayrı ayrı bakarsanız, ayaklarımın boyuma uymayan ufaklığı dışında, hiç de başkalık yok; fakat küçükten beri öyle idim ve okulda bana Kont adını takmışlardı; (5)Kont Nebil olmuştum; hatta asıl adımı kullanan öğrenci yoktu. Kont geldi, Kont gitti!... Yukarıdaki parçada hangi cümlede benzetme yapılmıştır? (YERALTINDA DÜNYA VAR)
14) Terkisinde, beş yaşındaki oğlu, belinden sımsıkı sarılmış, önünde üç yaşındaki kızı bir kuşakla dizlerinden eyere bağlı, kucağında bir yaşına basmayan yavrusu uykuda… Parçada bahsedilen kadın kimdir? (GÖZYAŞI)
15) Üç isimli kadın tekrar kızardı. - Nerede, diye sordu, ben sizi şimdiye kadar hiç görememiştim. - Görmüştünüz. Dün öğleden sonra. Nebil Bey, Nihan'ı ilk defa nerede görmüştür? (YERALTINDA DÜNYA VAR)
16) Uğradığımız ikinci köyün pınarlı kahvesinde bizi telaşlı bir kalabalık durdurdu. Arkada boş kalan tek yere, ortaya, iki eliyle gırtlağını tutan bir genç adam bindirdiler. Her dağlı Lübnan genci gibi, siyahça fesinde henüz kalıpçının sıcağı ve fırçası sezilen, lacivert kostümlü biri... Bu adam konuşamıyordu. "Ga! Ga! Ga!" diye tek hecelerle bir şeyler anlatmak istiyordu. Yazarın da içinde bulunduğu arabaya bindirilen bu gencin konuşamamasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir? (TESTİ)
17) Şimdi odalardan birindeyiz; lamba yakıldı. Sedefli Arabesk mobilyalarla döşenmiş bir "Kaa"dayım. Odanın ortasında sular akıp gidiyordu. Altı çizili sözcükle anlatılmak istenen nedir? (HÜLLE)
18) Paşa dediği benim. O zamanki rütbem ………………… . Fakat bedevinin gözünde bir Türk subayı her zaman paşadır. Boşluğa gelmesi gereken sözcük aşağıdakilerden hangisidir? (YARA)
19) Çiftlikte hizmetçi ve aşçı kadın işlerini Nezir'in teyzesi ………………………….görüyor. Boşluğa gelmesi gereken hikâye kahramanı aşağıdakilerden hangisidir? (YERALTINDA DÜNYA VAR)
20) Hasan, anası ve babası hayatta olmadığı için akrabaları ve komşuları tarafından Filistin'e halasının yanına gönderilir. Hasan bu yolculuğu ne ile yapar? (ESKİCİ)
21) Doğduğum kasabada Türk biçimi ince minareleriyle epeyce cami vardı. Bilmezsin belki Hersek'in merkezidir. Hersek ismi de bir soylu ünvanıdır. Nihan Hanım nerede doğmuştur? (YERALTINDA DÜNYA VAR)
22) Ne varsa havandan, firketeden, saç maşasından ızgaraya kadar sordu. Çerçici sabırlı bir Süryaniydi. Hepsine cevap verdi. Sonunda bir şey kaldı: Tek cam gözlü parlak bir kutu. Ebû Ali'nin gördüğü tek cam gözlü parlak kutu nedir? (FENER)
23) Kalabalığa karışmanın bir türlü dinlenme olduğunu yalnızken fazla işleyen beynimi, onun rölanti çalıştırdığını yakından biliyorum. Yalnızken kendini dinleyiş kadar yorucu ne vardır. Yalnızlık sevenler kafa yönünden en çok yorulan insanlardır. Hem de çoğu eser vermediği, bir keşif veya icatta bulunmadığı hâlde bir sanatkâr ve mucit kadar beynini yorar, kendisine sorarsanız dinlendiği aldanışındadır. Köşeye çekiliş ve içine büzülüş, özelliği olmayan bir adam için vaktinden önce yaşlanma, hatta erken bunama yoludur. Yukarıdaki parçada hangi anlatım tekniği kullanılmıştır? (YERALTINDA DÜNYA VAR)
24) Sonunda, bir gün, bu korktuğum olay gerçekleşti; Juju'nun zinciri, zencinin elinde kaldı. "Bulduk" kasabayı altüst etmeye gitmişti; kimbilir ne facialar işitecektik? Hikâyenin devamında köpeğe ne olur? (ZİNCİR)
25) Gecenin bir yarısı, Nebil'in Ştora'dan gelip dinlenmek için odasına çekildiği bir sırada yoldan geçmekte olan bir arabanın motor yatakları yanmakta ve şoförü de bir hastalık nedeniyle zangır zangır titremektedir. Şoförü titreten bu hastalık aşağıdakilerden hangisidir? (YERALTINDA DÜNYA VAR)