1) "Şimdi tiyatro gözünden silinmişti. Ücra dağlar başında siyah kiremitli bir karanlık ağıl görüyordu; dışarıda şimşekler, yağmurlar vardı; içeride ıslak, yorgun, hasta koyunlar, başlarını birbirinden çevirmişler, uyumak istiyorlardı.”         Paragrafta bahsedilen koyunlar kimlerdir? (KUVVETE KARŞI)
2) “Ertesi yıl, Bekir, aynı yerde konaklayan çadırlara sokulduğu zaman Elif’e rastlayamadı. Merakla sordu. Çeribaşı kayıtsız cevap verdi: -Ha o mu? ……………….. Hikâyenin sonunda Elif’e ne olur?(YILDA BİR)
3) Aşağıdakilerden hangisi Refik Halit Karay’ın “Memleket Hikâyeleri” adlı eserinde insan tahlili yaptığı hikâyelerden değildir?
4) “Birden dışarıdan kesik, telâşlı düdükler yankılandı; kapının tokmağı koparılırcasına çalınıyor, köpeklerin uluduğu, yüksek sesle birinin bağırdığı duyuluyordu.         Saz, zil, oyun, söz hep durdu.”          Paragrafta kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir? (SARI BAL)
5) “Bu sarnıç kadar kapanık ve ıslak mahalleye şu saatte hiçbir köş, hiçbir yerden ışık damlamıyordu.” cümlesindeki altı çizili sözcükte aşağıdaki aktarım eden aydınlık sızmıyor çeşitlerinden hangisi vardır?( GARİP BİR HEDİYE)
6) “Zehra; bu ılık güneşten içine bir tad, bu herkesin katıldığı çalışmadan damarlarına bir kuvvet karıştığını duyarak, her yıldan daha gayretli, bir haftadır uğraşıyor, anasının iş görmesine, kız kardeşinin yorulmasına meydan bırakmıyordu.”   Yukarıdaki cümle için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?( KÜS ÖMER)
7) "Bir Ermeni bankerin, dükkâncının bir Rum, bir gazete müdürünün çalımla kurulup oturduğu, önemli görünmek, önemli bulunmak istediği tiyatroda onlar panayır palyaçolarına benzer tuhaflıklara başlarlar, birbirlerinin açık başlarına gizliden tokatlar atıp sonra saklanarak kendi özelliklerinde yaşarlardı.”          Paragrafta anlatılan kişiler kimlerdir? (KUVVETE KARŞI)
8)  “Akşam yakındı. İki derenin birleştiği bu batak, çukur, sıtmalı araziye çeltiklerden kalkan kokulu, ağır bir duman yayılıyor; gövdeleri yarılmış, yanmış, beş on yaşlı, cansız söğüt arkasında güneş; bulanık bir ışık uzatarak arkların durgun sularını yer yer parlatıyordu. Bu aydınlık parçalar, kül renkli rutubetli ova ortasında bulutlu bir göğün yarıklarına benziyor; yavaş yavaş bulanıyor, sönüyor, örtülüyordu.”   Yukarıdaki parçada hangi tasvir çeşidi kullanılmıştır?( BOZ EŞEK)
9) “Irmaktan su taşıyan çocuklar dağ yolunda ihtiyar bir adamın yattığını haber verdiler. İhtiyara ait olan boz eşek de oralarda dolaşıyordu.”   Yolda kalan ihtiyara kim/kimler yardım eder?(BOZ EŞEK) 
10) “…Ertesi gün cuma idi. Agâh Bey’in arkadaşları erkenden haber gönderdiler. Irmağa yıkanmaya gideceklerdi. Dönüşte değirmende öğle yemeği yiyecek, akşam eğlencesini mutasarrıfın yeni yaptırdığı havuz başında yapacaklardı.”   Agâh Bey niçin cuma günü işe gitmeyip eğlence programına katılır?(ŞEFTALİ BAHÇELERİ) 
11) “Bu memlekette de öyle pek oynak, pek değişik fıkır fıkır oyun geçerli değildi. Dikkatli ağır hareketler hoş görülüyor, daha etkiliyordu. Yalnız boğuk, kaba sesli ziller bu tembel saz ve tembel oyun içinde bir elektrik akımına tutulmuş gibi sürekli olarak çırpınır, çınlardı. Sarı Bal’ın zilleri, her çengininkinden daha kıvrak, daha kahkahalı yankılanıyordu; çünkü……”   Yukarıdaki parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?(SARI BAL)
12) Refik Halit, Memleket Hikâyeleri’nde toplumun hastalıklı, kötücül yönlerini, kötümser bir tavırla toplum için aktarmıştır. Buna göre yazar bu eserini yazarken hangi akımdan etkilenmiş olabilir?
13) “Gene böyle bir akşam kasaba kodamanları eczaneye toplanmışlardı.” cümlesinde altı çizili sözle kastedilen aşağıdakilerden hangisidir?(YATIK EMİNE)
14) Aşağıdakilerden hangisi jandarma teğmenin görev amaçlı ilk gittiği yerin özelliklerinden biri değildir?(YATIK EMİNE)
15) “Ta küçük yaşından beri Samatya’da vaktini okuldan kaçarak denizde geçirirdi. Ne oyunlar yapmazdı… Suyun altından bir balık gibi uzun süre, nefes almaya gerek görmeden gider, ümit edilmeyen bir noktadan, uzak bir yerden çıkıverirdi. İstanbul arkadaşlarınca adı Torpil Servet’ti. Karnını çekip ellerini, bacaklarını oynatmadan denizde saatlerce, bir yatakta gibi rahat, güvenli, zevkli yatışı vardı k, seyredenlere istekler verirdi. Tek kelime ile yüz türlü yüzme bilir, dalgıçlara meydan okurdu.” Yukarıdaki parçadan Servet Efendi ile ilgili  hangisi çıkarılamaz?( ŞAKA)
16) Çerçi Halil İstanbul’a mal almaya gittikten sonra kasabaya niçin dönmez?(GARAZ)
17) “Uludağ’ın ağırbaşlı şekli, gazometre gibi sanki geriliyor, şişiyor; patlayacak bir barut deposu, bir taşocağı gibi, koparacağı gürültülerden önceki o korkunç susuşuyla; gözdağı vererek bekliyordu.”   Parçada kullanılan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?(SUS PAYI)
18) “Denizden hiçbir vakit korkmamış, gece veya gündüz, soğuk veya sıcak diye bir gün itiraz ettiği görülmemişti. Ta küçük yaşından beri Samatya’da vaktini okuldan kaçarak denizde geçirirdi.”   Paragrafta anlatılan hikâye kahramanı kimdir?(ŞAKA)
19) Yatık Emine’yi hapishaneden çıktıktan sonra kim evinde misafir etmeye razı olur?(YATIK EMİNE)
20)  ‘‘Anadolu içinde hanlarda kalıp köylerde yatarak memuriyetine gelirken keder, gam kaplamış memlekete ciddi hizmet etme kararını almıştı. Başının içinde, kasabaya indiği gün, yeni düzenlemeler, yardım dernekleri gibi ağır düşünceler doluydu…’’   “Memleket Hikâyeleri” adlı eserde bu özelliklere sahip olan karakter ve hikâye, seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
21) “Hükümetten çıkan vergi memuru, muhasebe kâtibi bile, yolları rast geldiğinden, durmuş seyrediyorlardı; duyan koşuyordu. Yolun ortasında arabalarını bırakan kağnıcılar üvendirelerine dayanarak seyre geliyorlar, şadırvanın direklerine sıralana çocuklar ‘Hele bre!’ sesleriyle haykırıyorlardı.   Yukarıdaki parçada hangi anlatım tekniği kullanılmıştır?( KÜS ÖMER)
22) Yatık Emine kimin emriyle hapishaneden çıkarılıp bir eve yerleştirilir?(YATIK EMİNE)
23) “Hoca Mustafa tarlalarını başkalarının zararına genişletmiş, su vakfına mütevelli olmuş, eski vergi borçlarını kapatmıştı. Mustafa’nın evine tahsildar uğrayamaz, jandarma sokulamazdı. Herkes, sevmeyenler çekemeyenler bile ondan saygıyla söz ederdi.”   İnsanların Hacı Mustafa’ya böyle davranmalarının sebebi nedir?(KOCA ÖKÜZ)
24) “Uzak ağılların birinde tok sesli kocaman bir keçi çanının hüzünlü yankısı geldi. Uyuyan genişlikler içinde bütün eşyaya, bütün ruhlara yakından dokunarak sürtünerek uzun uzun her yöre dalgalandı.”           Altı çizili sözcük grubuyla hangi söz sanatı yapılmıştır? (KOCA ÖKÜZ)
25)   “Ayşe’nin gözleri bulandı, yüreğinden sanki bir şey koptu; sapsarı, hâlsiz, orada bir yere dayandı. İnanamıyordu, inanmak istemiyordu. Korktu.”   Ayşe’yi korkutan şey nedir?(AYŞE’NİN YAZGISI)