1) "Toprağı Allah yarattı. İnsanlar toprağın üstünde misafir. İster senin, ister benim, ister milletin olsun. Misafir göçer gider. Toprak gene kalır sahibine…"                                                                    
 Yukarıdaki paragrafın içeriğine en uygun cümle aşağıdakilerden hangisidir?
2) Dertli Mustafa Bey, oğlu öldükten sonra ne yapar?
3) "Ne çok zayıf, ne çok toplu, orta boylu, yuvarlak ve sakin yüzlü bir görünüşü vardı. Gayretli, duygulu, imanlı bir kadındı. Herkes ona bir şeyler sorardı. Herkes ondan bir şeyler öğrenirdi. Bizim mahallenin biraz dış sınırlarında bile dikişi dikilecek kimsesiz kızlara, kederli, teselliye muhtaç kadınlara hep:
-Şaziye Hanım'a git, derlerdi."

Parçada adı geçen Şaziye Hanım yazarın neyidir?
4) "Hayata onunla gözlerimi açtığım yangın, sonra nice ve nicelerini de gördüğüm yangınlar gibi, bir kaza eseri değildi. Bu yangın da, o zamanlar bütün Avrupa Türkiye'sini saran yüzlerce, binlerce yangınlardan biriydi."                                                                                Bu yangınların çıkış sebebi nedir?
5) "Zaman geçtikçe bu gecelere öyle alışmıştım ki bir duvarın dibinde gözlerimi kapayıp da düşüncelere dalınca kendimi bir tekkenin çilehanesinde ruhunu işleyen bir derviş gibi hissederdim."
Altı çizili sözcüğün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
6) "Talimgâhtan bende kalan en canlı izlenim, bir gece Marmara'nın karanlıklara gömüldüğü bir saatte, kıyılara yaklaşan beyaz bir gemidir. Bu gemi önce hayal meyal fark ediliyordu. Sonra karanlıkların içinde birden belirdi. Fakat ışıkları sönüktü. Onun sessiz iskeleye yanaşmasıyla Geminin iskeleye yanaşmasıyla, paltolarını, çantalarını ellerine almış subay adaylarının sessiz sedasız bu gemiye tırmanmaları başladı. Bu gidenlerin hemen hepsi, yirmi yaş etrafında gençler, delikanlılardı."
Parçadaki genç subay adayları nereye gitmektedir?
7) "Doğuşum da bir savaş yılına rastlamış. Zaten o yıllar sükûn yılları değildi. O yıllar kanlı, muammalı bir yüzyıla gebeydi. Bir yüzyıl sona eriyordu."
Parçada bahsedilen savaş, aşağıdakilerden hangisidir?
8) "Bunlar zaman zaman köyleri, çiftlikleri basarlardı. Harmanları, ağılları ateşe verirlerdi. Dağa adam kaldırırlardı. Baskınlar, çarpışmalar olurdu. Hatta şehre kadar sokulurlardı."
Paragrafta bahsedilen kişiler kimlerdir?
9) "Onların birşeyler öğrenmeleri ve birşeyler meydana getirmeleri, atalarının Çin Seddi' ni yapmalarına benzerdi. Ağır, kasvetli, hiç durmadan bir didinme… Fakat sonunda birtakım şekillerin belirdiği, taşlar üzerine konulduğu görülürdü."                              
Yazara göre Çinliler nasıl bir millettir?
10) "Allah bu çölün altına şu petrol hazinesini de koymamış olsaydı, oradaki caddelerin, konakların yerlerinde yalnız yeller eserdi."                                                      Aşağıdaki cümlelerden hangisi yukarıdaki cümleye en yakın anlamdadır?
11) "O zaman sofanın etrafında sıralanmış dervişlerin, dedelerin harekete geçtikleri görülürdü. Evvela genç dervişler devrana kalkarlardı." Altı çizili sözcük grubunun yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
12) "Fazla yorulup da uyumaya karar verdiğim zaman, yatmadan önce karanlık avluya çıkardım. Yüksek dört duvarın üstünde, dört köşe bir gök parçası görünürdü. Bazen yıldızlı, bazen karanlık ve esrarlı. Yalnız avlunun ortasındaki şadırvandan, gecenin sessizliğine taze bir su şırıltısının tatlı sesi hiç durmadan dağılırdı.  Zaman geçtikçe bu gecelere öyle alışmıştım ki  bir duvarın dibinde gözlerimi kapayıp da kendi düşüncelerime dalınca kendimi bir tekkenin çilehanesinde ruhunu işleyen bir derviş gibi hissederdim."                                                                               Yazar bu duyguları nerede yaşamaktadır?
13) Aşağıdakilerden hangisi Balkan Savaşlarının başlamasıyla birlikte ülkede yaşanan gelişmelerden biri değildir?
14) "Sitare'nin gelebileceği saat çatmıştı. Her an içeri girebilirdi. O sırada holde bir tıkırtı oldu. Ben yerimden fırlamaya vakit bulamadan, salon kapısı açıldı. Gelen meşin kasketli, yıpranmış deri ceketli, omuzlarına atılmış eski bir asker paltosu ile kapıdan giren bir Kızılordu eri, belki de subayıydı."                                                                              Yazar, zorla girerek bir süre orada kalan bu askeri, hangi isimle anmaktadır?
15) "Onu cephede elimden bırakamıyordum. Zaten cephede kitaplarımın benim bölüğümde, bazı askerlerimle benim aramda, terk edilmez bir askerî ağırlık, bir harp eşyası gibi değeri vardı."
Yazarın cephede elinden bırakmadığı  kitabın adı nedir?
16) "Mahallemizin fakir, fakat daha iyisini aramayan sakin, düzenli bir hayatı vardı. Komşularımızın bir kısmı bağ, bahçe işleriyle uğraşırlardı. Bir kısmı da şehrin, akla gelebilecek bütün küçük işlerine dağılırlardı. Hepsinin görünüşleri ciddi, ağır başlıydı. Hepsi de gözü tok, şikayetsiz, Allah'tan gelen ve gelebilecek olan herşeye önceden boyun eğmiş, gönülleri rahat insanlar olarak birbirlerini sayarlardı."                                                                   Yukarıdaki paragrafta anlatılan mahalle halkı için aşağıdakilerden hangisini söylemek yanlıştır?
17) "Hiçbir taş eseri dünyada bu kadar güzel, bu kadar tenasüplü olmasa gerektir. Hem de ben sonraları, bunların nicelerini gördüm. … azametli olmaktan ziyade güzeldir. İnsana ruhanî duygulardan ziyade hayranlık verir. Ruhta da sükûn ve teslimiyet uyandırır. İnsan onunla bir insan eseri olduğu için övünebilir ve bir eşinin daha yapılabileceğine her nedenle ihtimal vermek istemez."
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
18) "Kader, hükmünü yürüttü. Hüküm, savcının isteğinden başka türlü çıktı. Hâkimler hem savcıyı, hem kendi içlerinden gelen sesi dinledikten sonra hükümlerini verdiler: Beraat ettim ve serbest bırakıldım. Eski arkadaşlarımla sükûnetle vedalaştık. Yollarımız artık ayrılıyordu. İstanbul Tevkifhanesi kapısından çıkarken artık kararımı vermiştim."
Romana göre yazarın verdiği karar nedir?
19) "Bir zaman bir imparatorluğun, o geniş Osmanlı Devleti'nin başşehri olan Edirne, şimdi artık bir sınır kalesiydi."                           
Yazarın bu düşüncelerinden yola çıkarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşabiliriz?
20) "Millet yer yer esirdi. Fakat tarih, ırk, dil ve dilek birliği olunca onun bir gün kurtulması, kalkınması ve kendi toprakları üstünde kendi saltanatını kurması mukadderdir deniliyordu. Çünkü bu yeni görüşe göre aslolan milletti. Vatan, bu milletin yaşadığı her yerdi. Hangi taht ve hangi bayrak altında olursa olsun bu vatanın bir de adı vardı..."
Yeni görüşe göre bu vatanın adı nedir?
21) "Göç hatıralarından, harp veya komitacılık hikâyelerinden başka, dilden dile aktarılan masallar veya kötü taş basması kitaplardan okunan hurafeler, rüya ve fal tabirleri, aşk ve kahramanlık destanları, nihayet biraz din, biraz tarikat havası… Bunlar herkesin ortak malı olan, herkesin iç âleminde derece derece yer alan manevi varlıklardı. Bu hayal, düşünce ve inanış sermayeleri, mahallenin, az çok duygulu her insanı gibi, benim çocuk benliğimin de ilk örgüsünü dokudu. Denebilir ki bu manevi örgü benim iç benliğime, mahallenin diğer çocuklarından daha çok damgasını vurdu."
Yazarın bahsettiği bu manevi örgünün diğer çocuklara göre yazarı
daha çok etkilemesinin sebebi nedir?
22) "Hayat hikâyemin son sayfalarını yazarken onun dalgalı akışını safha safha bir daha düşündüm: İnişleri, çıkışları, geçitleri ve dönemeçleriyle garip bir yaşantı… Bazen sükûn, bazen tehlike anları içinde uzanıp giden garip bir yol. Ümitleri, aşkları veya yenilgileriyle bazen renkli, bazen hiçlikten ibaret bir hikâye. Bu hikâyede, bilinmeyen bir el, yolumuzu çizmiştir. Ümit oyalamıştır. Fikir sürüklemiş, tehlike yolumuzu süslemiştir. Aşklarımız ise bütün bunların üstünde, bütün varlığımıza kanat gererek ve hepsinden daha derin, bütün hayatımız boyunca yaşantımıza değer ve mana vermiştir."
Yukarıdaki paragraftan aşağıdaki yargılardan hangisi
çıkarılamaz?
23) "Türkiye'de her inkılâp olur fakat ancak kanun yoluyla…" Yazar, Türk milleti hakkındaki hangi düşüncesini özetlemek için bu sözü söylemiştir?
24) Yazar, gençlik yıllarında, Türk neslinin aslî vazifesi olarak neyi görmektedir?
25) Düvelimuazzama devletleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?