1) "Arkadaşlarımızla yollarımız burada ayrıldı. Onlar kendi birliklerine gittiler. Bu ayrılışta biz üç genç, artık yola çıktığımız andaki üç çocuk-insan değildik. Aradan geçen kısa zamanın ruhlarımızda yarattığı değişiklikler, olgunluklar, ancak yılların ölçüleriyle ölçülebilirdi. Bu yolculuğun başında biz, sanki yerde yetiştirilen birer bitki gibiydik. Ser, mekteplerimizin süni havasıydı. Halbuki bu son haftalar içinde, Anadolu'nun bir tarafından diğer tarafına, sanki bir potadan bir çileden geçer gibi geçtik."
Paragraftan aşağıdakilerden hangisi
çıkarılamaz?
2) "Ben de asker rüştiyesine yazılıp, orada ilk defa sıraya girince bunu hiç yadırgamadım. Çok geçmeden ben de kendimi, yarın büyük bir ordunun saflarına karışacak, sınırlardan sınırlara koşacak, büyük bir devletin varlığını kılıcıyla koruyacak biri gibi saymaya başladım."                                                                    Yazarın askerî okula bu kadar kolay uyum sağlamasının sebebi nedir?
3) Dertli Mustafa Bey, oğlu öldükten sonra ne yapar?
4) "Atanma işlerimi hemen tamamladılar. Benim görev aldığım Nuha, yahut diğer adı ile Şeki şehri, büyük Kafkas dağlarının eteğindeydi." Yazar, öğretmenlik yapmak için hangi ülkeye gitmiştir?
5) "Bizce önemli görünen kararlar alıyorduk. Bir taraftan da kolordu merkezi ve Trakya-Paşaeli Cemiyeti ile beraber çalışıyorduk... Kararım, mutlaka Kafkasya'ya dönmekti… Edirne'den arkadaşlarım beni Turan'a gönderilecek bir elçi gibi uğurladılar."
Yazar, Kafkasya'ya niçin döner?
6) "Bizim kampın etrafında buna benzeyen veya benzemeyen bir sıra köyler vardı. Tarlalarda, kırlarda müjiklerle karşılaştığım olurdu." Parçada adı geçen 'müjik' nedir?
7) "Göç hatıralarından, harp veya komitacılık hikâyelerinden başka, dilden dile aktarılan masallar veya kötü taş basması kitaplardan okunan hurafeler, rüya ve fal tabirleri, aşk ve kahramanlık destanları, nihayet biraz din, biraz tarikat havası… Bunlar herkesin ortak malı olan, herkesin iç âleminde derece derece yer alan manevi varlıklardı. Bu hayal, düşünce ve inanış sermayeleri, mahallenin, az çok duygulu her insanı gibi, benim çocuk benliğimin de ilk örgüsünü dokudu. Denebilir ki bu manevi örgü benim iç benliğime, mahallenin diğer çocuklarından daha çok damgasını vurdu."
Yazarın bahsettiği bu manevi örgünün diğer çocuklara göre yazarı
daha çok etkilemesinin sebebi nedir?
8) "Yahut Hz. Muhammed (SAV), Hıra Dağı'nda ilk peygamberlik ağrılarını geçirirken kimisi bir deve çobanı, kimisi fakir bir kervan sürücüsü olan arkadaşlarını bir gün toplayıp da onlara yarın her birinin, birer ülkenin valisi, birer devletin hükümdarı olacaklarını söyleseydi acaba bu insanların hayali bu hayalüstü beşareti kaldırabilir miydi? Demek oluyor ki..."
Paragrafı aşağıdakilerin hangisiyle tamamlamak uygun olur?
9) Aşağıdakilerden hangisi Balkan Savaşlarının başlamasıyla birlikte ülkede yaşanan gelişmelerden biri değildir?
10) "Devletin tüm toprakları içinde belki tek temel olan fakat bu devleti idare edenlerin hiç bilmedikleri, hiç benimsemedikleri bir yer varsa o da Anadolu'ydu. Hatta benim büyüdüğüm sınır şehrinde bile Anadolu'yu, yalnız Anadolu'nun gönderdiği askerlerden tanırlardı. Bu askerler şehir sokaklarının alışamadıkları kalabalığına karışmaktan korkarak, mahcup, ürkek cuma günleri büyük camilerin avlularına dolarlardı."                            Yukarıdaki paragrafa göre o zamanki Anadolu insanı için aşağıdakilerden hangisini söylemek yanlış olur?
11) "Hem artık vatanın bir sınır parçasını artık ben koruyordum. Demek ki vatan, şimdi bir elini benim omzuma koymuştu."                                                                                         Yukarıdaki parçada kullanılan edebî sanat aşağıdaki cümlelerden hangisinde vardır?
12) "Fani dünya, bir misafirhanedir." cümlesine dayanarak aşağıdakilerden hangisini söylemek mümkündür?
13) " Dağa kaldırılan beyin oğlu için ..… büyük bir kurtuluş parası ister. Bey hükümete dayanır. Jandarmalardan başka askerler, piyadeler, süvariler, topçular işe karışırlar."
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
14) "Benim ilk kanat çırpışlarım da asıl yirminci yüzyılda başlayacaktı."                                                                                                                                                                                                           Yukarıdaki cümlede hangi edebî sanata yer verilmiştir?
15) "Harp iki tarafta da harpti. Hem benim alıştığım bir şeydi. Hatta harp Anadolu'da hiç şüphesiz daha kolaydı."                                                    Kafkasya ile Anadolu kıyaslandığında Anadolu'da harp neden daha kolay gözükmektedir?
16) "Kulübenin önünde bir zayıf oluktan su alan küçük bir havuz bulunur. Havuzun üstünü, bir kısım kolları küçük kulübenin sundurmasına dağılan bir üzüm asması gölgeler. Birtakım yüksek kavaklarla, söğüt, dışbudak ağaçları bu manzumeyi her tarafından sarar. Nihayet küçük bir meyve bahçesi ve herkesin serbestçe girebildiği bir çayır parçası manzarayı tamamlar."
Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım tekniği kullanılmıştır?
17) "Milletlerin hayatlarında her ülkü, az çok hayal ile süslenir. Her idealist de, az çok bir hayal adamıdır. Gerçi bu idealist; bir kurtarıcı, yeni bir devlet kurucusu, yani gerçek bir liderse asıl yığınları saran hayal ve heyecan dalgaları arkasında o kendi hesaplarını, şartların gerçeklerine uyduracak ve ona göre eylemler düzenleyecek, yön tayin edecektir."
Paragraftan aşağıdaki yargılardan hangisi
çıkarılamaz?
18) "Herkes, her medeniyet, her millet, kendi taşını getirecek ve bu taşı, çıkarabildiği yüksekliklere çıkaracak ve orada kalacaktır. Hepimizin, her neslin ve her fikrin bu ehramda yeri vardır. Her millet kendi toprağının ocağından çıkan mermeri kendi omzunda taşıyacak ve insan uygarlığının, kimsenin malı olmayan çok cepheli ehramına koyacaktır. Medeniyet, bir milletin değil, hür ve özgür bütün milletlerin hakkıdır."                                                            Yukarıdaki paragraftan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
19) "Havada savrulan ve birbirleriyle çarpışan kılıç, hançer sesleriyle yalnız salon değil, bütün gök kubbe inliyor gibiydi."                                                                                                        Yukarıdaki cümlede hangi edebî sanata yer verilmişir?
20) "Bizim mahallede komşu kadınlar, her gece bir başka evde toplanırlardı. Mahallenin bütün evlerinde, bütün gece toplantılarında … hikâyeleri anlatılırdı."
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
21) Aşağıdakilerden hangisi Şevket Süreyya Aydemir'in eserlerinden biridir?
22) "Hiçbir taş eseri dünyada bu kadar güzel, bu kadar tenasüplü olmasa gerektir. Hem de ben sonraları, bunların nicelerini gördüm. … azametli olmaktan ziyade güzeldir. İnsana ruhanî duygulardan ziyade hayranlık verir. Ruhta da sükûn ve teslimiyet uyandırır. İnsan onunla bir insan eseri olduğu için övünebilir ve bir eşinin daha yapılabileceğine her nedenle ihtimal vermek istemez."
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
23) "Suyu Arayan Adam" adlı romanda hayatı anlatılan kişi kimdir?
24) "Koğuşların iç hayatı monoton, fakat enterasandı. Burası, bir toplumun kaynayan kanından mikroskop altına konulmuş bir damla gibiydi. Bu damlada o toplumun vücudunu sarsan, ona nizamların ve kanunların çerçevesini parçalatan dertlerin, buhranların bütün sebeplerini olduğu gibi görmek kâbildi. Anadolu'nun nabzı bu koğuşlarda çarpıyordu.(...) Koğuşlarda toplumun bütün tabakalarının mümessilleri vardı."
Paragrafta aşağıdakilerden hangisine
değinilmemiştir?
25) Yazar Ankara'daki ilk konferansını nerede vermiştir?