1) "Bu hayal, düşünce ve inanış sermayeleri, mahallenin az çok duygulu her insanı gibi benim çocuk benliğimin de ilk örgüsünü dokudu."
'Çocuk benliğimin ilk örgüsünü dokumak' sözleriyle anlatılmak istenen nedir?
2) "Kel tepeler, çiğ bir güneş altında yanan kıraç, çorak kırlar alabildiğine uzanıyordu." Yukarıdaki cümlede hangi aktarma çeşidi vardır?
3) "Hiçbir taş eseri dünyada bu kadar güzel, bu kadar tenasüplü olmasa gerektir. Hem de ben sonraları, bunların nicelerini gördüm. … azametli olmaktan ziyade güzeldir. İnsana ruhanî duygulardan ziyade hayranlık verir. Ruhta da sükûn ve teslimiyet uyandırır. İnsan onunla bir insan eseri olduğu için övünebilir ve bir eşinin daha yapılabileceğine her nedenle ihtimal vermek istemez."
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
4) "Ayin yaklaştıkça tekke halkının gidiş gelişleri artardı. Bunların her birini uzaktan birer birer tanırdım. Fakat beni en çok ilgilendiren bahçıvan dedeydi. Dede belki altmış, belki yetmiş yaşlarındaydı. Hayderiyesi temiz Mevlevi kıyafeti içinde mübarek bir yüzü vardı. Onu daha yakından görebilmek için bazen konak bahçesini çeviren taflanlarla menekşe güllerinin arasına saklanır, gözetlerdim."
Yazarın bahçıvan dedeyle yakından ilgilenmesinin sebebi nedir?
5) "Doğuşum da bir savaş yılına rastlamış. Zaten o yıllar sükûn yılları değildi. O yıllar kanlı, muammalı bir yüzyıla gebeydi. Bir yüzyıl sona eriyordu."
Parçada bahsedilen savaş, aşağıdakilerden hangisidir?
6) "Atanma işlerimi hemen tamamladılar. Benim görev aldığım Nuha, yahut diğer adı ile Şeki şehri, büyük Kafkas dağlarının eteğindeydi." Yazar, öğretmenlik yapmak için hangi ülkeye gitmiştir?
7) "-Edirne sudan, İstanbul ateşten batacak, derdi. Buna da herkes inanırdı. Hatta Osmanlı devletinin sonunu da haber verirdi. -İnneke Hamidün Mecid, derdi."                                                                            Altı çizili söz grubu ile Hoca Hanım neyi anlatmak istemektedir?                                             
8) "Talimgâhtan bende kalan en canlı izlenim, bir gece Marmara'nın karanlıklara gömüldüğü bir saatte, kıyılara yaklaşan beyaz bir gemidir. Bu gemi önce hayal meyal fark ediliyordu. Sonra karanlıkların içinde birden belirdi. Fakat ışıkları sönüktü. Onun sessiz iskeleye yanaşmasıyla Geminin iskeleye yanaşmasıyla, paltolarını, çantalarını ellerine almış subay adaylarının sessiz sedasız bu gemiye tırmanmaları başladı. Bu gidenlerin hemen hepsi, yirmi yaş etrafında gençler, delikanlılardı."
Parçadaki genç subay adayları nereye gitmektedir?
9) "Gerçek idealizm ile eğreti kahramanlık arasındaki mesafe, bazen bir adımda alınacak kadar kısadır." Altı çizili sözcüğün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
10) "Bir zaman bir imparatorluğun, o geniş Osmanlı Devleti'nin başşehri olan Edirne, şimdi artık bir sınır kalesiydi."                           
Yazarın bu düşüncelerinden yola çıkarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşabiliriz?
11) Yazar kendi hayat yolculuğunu nasıl tarif etmiştir?
12) "Benim ilk kanat çırpışlarım da asıl yirminci yüzyılda başlayacaktı."                                                                                                                                                                                                           Yukarıdaki cümlede hangi edebî sanata yer verilmiştir?
13) "Bu şehirde doğan ve yaşayan bir insan, hatta hiç başını secdeye koymamış olsa bile, gökleri delen bu minarelerin şerefelerinden, günde beş defa adı dünyaya ilan edilen üstün varlığın ve onun dünyaya gönderdiği kutsal elçisinin şanlarını ister istemez ruhunda duyardı."                                                                      Yukarıdaki paragrafta vurgulanmak istenen nedir?
14) Şevket Süreyya Aydemir, soyadını nereden almıştır?
15) "Kurs saatleri dışında orası bir han avlusunu andırırdı. Yemekler hazırlanırdı. Ortada tencereler fokur fokur kaynardı."                                                   Yukarıdaki parçada hangi edebî sanatlar kullanılmıştır?
16) "Bizim kenar mahallemiz, basık bir mahalleydi. Yazın toz, kışın çamurla örtülü daracık sokaklar, bir çıkmazın içinde tıkanıncaya kadar alçak bahçe duvarları arasında kıvrılır giderdi. Bu duvarlar çitlenir, moloz ve kerpiçten yapılmış olurdu. Bizim evimiz, bahçesinin etrafını bir kerpiç duvar çevirmiş olan sayılı evlerden biriydi."
Paragrafta kullanılan anlatım tekniği, aşağıdakilerin hangisinde vardır?
17) "Mahallemizin fakir, fakat daha iyisini aramayan sakin, düzenli bir hayatı vardı. Komşularımızın bir kısmı bağ, bahçe işleriyle uğraşırlardı. Bir kısmı da şehrin, akla gelebilecek bütün küçük işlerine dağılırlardı. Hepsinin görünüşleri ciddi, ağır başlıydı. Hepsi de gözü tok, şikayetsiz, Allah'tan gelen ve gelebilecek olan herşeye önceden boyun eğmiş, gönülleri rahat insanlar olarak birbirlerini sayarlardı."                                                                   Yukarıdaki paragrafta anlatılan mahalle halkı için aşağıdakilerden hangisini söylemek yanlıştır?
18) "Mehmet Efendizâde'ye göre ilim ve fen derslerinin Türkçe okutulması kabil değildi."                                                                                                                                  Altı çizili kelimenin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
19) "Altı arkadaştık. Yazıların seçilişinde ve yayınların intizamında titiz bir dikkat gösteriyorduk. Bu yazılar içeride ve dışarıda geniş akisler yapıyordu. Bir fikir cereyanı olarak … kendini kabul ettirmişti. … dergisinin ilk mütevazi para sermayesi, orada yazı yazan altı kişinin ilk abone bedelleri oldu."
Boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
20) "Millî kurtuluş hareketinin iç meselelerine gelince? İstiklâlin kazanılması, millî kurtuluş hareketinin yalnız bir safhasıdır. Asıl dava, memleketin siyaseten özgür olduğu kadar…" Yazarın eserdeki
21) "Bizim kenar mahallenin çocuklarından, benden başka mektebe giden olmadı."                                                                                                 Yazarın büyüdüğü mahallede okula giden çocuk sayısı neden azdır?
22) "Sabah açılırken, kompartımanın büzüldüğüm köşesinde gözlerimi açtım. Tren bir bozkırın ortasında ilerliyordu. Bu bozkır benim şimdiye kadar gördüğüm, alıştığım topraklara benzemiyordu. Yol ilerledikçe çıplaklık da artıyordu. Kel tepeler, çiğ bir güneş altında yanan kıraç, çorak kırlar alabildiğine uzanıp gidiyordu."                                        
Yukarıdaki paragrafın anlatımında aşağıdakilerden hangileri kullanılmıştır?
23) Mustafa Bey'in "dertli" lakabını almasında aşağıdaki olaylardan hangisi etkilidir?
24) "Bu mücadele görünüyordu ki, henüz başlamıştı ve anlaşıldığına göre Çin masasında ancak bir Çinlinin oturacağı ve son sözün bir Çinlinin olacağı güne kadar sürüp gidecekti."                                                       
Yazar bu fikirlerini hangi öngörüsünden yola çıkarak dile getirmiştir?
25) "Şimdi ben, bu yalnızlık ve terk edilmişlik âlemine her gidişimde, hem kaybolan bir geçmişe hem kendi ellerimizle tahrip ettiğimiz ulu tarih ve ihtişamın yâdımda kalan hatırasına, sessiz gözyaşlarımla ağlarım."
Altı çizili sözcükte aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır?