1) Düvelimuazzama devletleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
2) "Bir sabah gün ağarırken Kayseri'den yaya yola çıktık. Daha son evlerden kurtulmadan ihtiyar topçu bir sokak aralığından göründü. Bir süre konuşarak yan yana yürüdük. Sonra durdu:
-Şunu teyzeniz gönderdi.
Diye elime bir çıkın tutuşturdu. Birtakım yufkalar, içine bulgur pilavı konularak dürülmüştü. Ayrıca zerdali kurusu da vardı. Hepimizin boynuna ayrı ayrı sarıldı. Gözleri doldu:
-Hakkınızı helal edin oğul ama hepiniz helal edin, diye yalvardı."

Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım tekniği kullanılmıştır?
3) "Harpler, muharebeler, savaşlar insanoğlunun galiba insanlaşmasıyla başlayan kaderi. Hatta belki de her zerresi bir karşılıklı güçler çekişmesi olan doğanın toplumları da saran ebedî kanunu. Toplum için de kaçınılmaz görünen bu kanun, bir gün sona erer mi bilmiyorum."
Paragrafta
asıl anlatılmak istenen nedir?
4) Şevket Süreyya Aydemir nerede doğmuştur?
5) "Bu kitabın, soğukkanlılıkla incelendiği ve suyu sıkıldığı zaman, içinden bir avuç hayal zorlayışıyla bir kucak bilgisizlikten başka bir şey çıkmıyordu."
Altı çizili kelime grubunun yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
6) "Her millet kendi toprağının ocağından çıkan mermeri kendi omzunda taşıyacak ve insan uygarlığının, kimsenin malı olmayan çok cepheli ehramına (piramidine) koyacaktır. Medeniyet, bir milletin değil, hür ve özgür milletlerin hakkıdır. Dünyanın yapısında hepimize iş vardır. İnsanın, yani taş üstüne taş koyanların ehramı böylece meydana gelecektir. Bu, bir kanundur. Doğru ve güzel kanundur."
Paragraftan aşağıdaki yargılardan hangisi
çıkarılamaz?
7) "O, evvela karşısındaki insanı kendi içindekilerle karşı karşıya getirmek, sonra bu insanla onun iç varlığını birbirinden şüpheye düşerek birbiriyle becelleştirmek istiyordu. İstiyordu ki, herkes kendi içinin kapılarını kendi açsın. Sonra açılan bu kapıların iç bölümlerini karıştırmak elbette ki kolay olacaktı."                                           
  Parçada bahsedilen kişinin karşısındaki insanlardan beklediği nedir?
8) "Sitare, Güney İran'dan vaktiyle buralara göçmüş bir cemaate mensuptu. İyi bir ailenin kızıydı. Bahtsız bir nişan yapmıştı. Nişanlısıyla aralarında hiçbir duygu birliği yoktu."
Yukarıda adı anılan kahraman yazarın neyidir?
9) Aşağıdakilerden hangisi Balkan Savaşlarının başlamasıyla birlikte ülkede yaşanan gelişmelerden biri değildir?
10) "Bu kahramanın ne silahı ne cephanesi vardı. O maddi silahları reddeden, yalnız imanına güvenen biriydi. Aydemir hiç kimseye düşman değildi. Hiç kimseyi isyana çağırmıyordu. Hiçbir dünya varlığı yoktu. Uyandırmaya koştuğu ülkelerde herkes sıcak odalarında yatarken, o boş bir medrese hücresinde soğuktan titriyordu."                                                                                                                                      Yukarıdaki paragrafta anlatılan roman kahramanı için aşağıdakilerden hangisini söylemek yanlış olur?
11) "Bir zaman bir imparatorluğun, o geniş Osmanlı Devleti'nin başşehri olan Edirne, şimdi artık bir sınır kalesiydi."                           
Yazarın bu düşüncelerinden yola çıkarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşabiliriz?
12) Eserin ana fikri aşağıdaki seçeneklerin hangisinde belirtilmiştir?
13) "Bu şehirde doğan ve yaşayan bir insan, hatta hiç başını secdeye koymamış olsa bile, gökleri delen bu minarelerin şerefelerinden, günde beş defa adı dünyaya ilan edilen üstün varlığın ve onun dünyaya gönderdiği kutsal elçisinin şanlarını ister istemez ruhunda duyardı."                                                                      Yukarıdaki paragrafta vurgulanmak istenen nedir?
14) "Profesörün sorusu onları hangi düşüncelere sevk etti bilmiyorum. Fakat bu sual benim manevi, ruhsal varlığım içinde uyuyan, belki zinde bir kudret hâlinde yaşamamakla beraber orada derinlere itilen, şuurun yüzey dokusu altında rastgele yığınlaşan bir iç âlemi harekete getiriliyordu. Bu iç âlemi, bir tanrı düşüncesiydi. Asla münakaşa götürmez fakat yaşayan bir düşünce..."
Paragrafta belirtilen düşüncelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
15) "Salonda evvela bir uğultu esti. Sonra bu uğultu patladı. Binlerce başlı dev, bütün azalarıyla birden harekete geçti." Altı çizili söz grubunda hangi söz sanatı vardır?
16) Yazarın Birinci Dünya Harbi sırasında sahip olduğu ve çok sevdiği beyaz atının adı nedir?
17) "Şimdi ben, bu yalnızlık ve terk edilmişlik âlemine her gidişimde, hem kaybolan bir geçmişe hem kendi ellerimizle tahrip ettiğimiz ulu tarih ve ihtişamın yâdımda kalan hatırasına, sessiz gözyaşlarımla ağlarım."
Altı çizili sözcükte aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır?
18) "Pamir, Himalaya silsilesi teşekkülâtındandır ve Hindistan'la (Pakistan) Rusya veya Orta Asya arasında bir set teşkil eder. Doğu  Buhara dağlık bir bölgedir. Güneyde Afganistan'la sınırlanır."                                                
 Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım tekniği kullanılmıştır?
19) Aşağıdakilerden hangisi eserde geçen mekânlardan biri değildir?
20) “Yaşamın yasalarını anlamayı başarıp başaramayacağına göre bu yapı ya sarsılmaz olacak ya da cılkı çıkacak.”   Bu cümledeki altı çizili deyimin cümleye kattığı anlam hangisi olabilir?
21) "Hayır, derdim, bunlar günahsız, bunlar değerli varlıklardır. Bunlar daha aydın bir yarının yapıcılarıdır. Asıl suçlu biziz. Onlar bizi affetmelidirler."
Yazarın 'günahsız, değerli ve aydın yarının yapıcıları" olarak gördüğü kişiler kimlerdir?
22) "Bizce önemli görünen kararlar alıyorduk. Bir taraftan da kolordu merkezi ve Trakya-Paşaeli Cemiyeti ile beraber çalışıyorduk... Kararım, mutlaka Kafkasya'ya dönmekti… Edirne'den arkadaşlarım beni Turan'a gönderilecek bir elçi gibi uğurladılar."
Yazar, Kafkasya'ya niçin döner?
23) "Benim ilk kanat çırpışlarım da asıl yirminci yüzyılda başlayacaktı."                                                                                                                                                                                                           Yukarıdaki cümlede hangi edebî sanata yer verilmiştir?
24) "Asıl beklediğim günler perşembe günleriydi. O gün mektep erkenden kapanırdı. Çocuklara imaretten fodla, pilav zerde verirlerdi." Yazar, mektepte perşembe günlerini niçin beklemektedir?
25) "Fedakârlık, kahramanlık hiçbir karşılık için değildi. Mecnun  çöle düşer veya başına kuşlar yuva yapardı. Ferhat kaya deler veya dağı dağ üzerine kordu. Hâlbuki onların sevgilileri olan Leylalar, Şirinler bu maceralarda ancak pasif birer süjedirler. Her biri bir hayale âşık olan Orta Çağ şövalyelerinin o hayallerde yaratılan prensesleri gibi bir şeydirler."
Bu paragraftan aşağıdaki yargılardan hangisi
çıkarılamaz?