1) "Bir köşede üst üste konmuş iki bavul duruyordu; uzun duvar kenarında eski ve boyasız bir kerevet…"                                    "Kerevet" kelimesinin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
2) "Çarşıdaki kaynaşmayı seyrederek zihnimi önemsiz şeylerle oyalamayı denedim."                                                             
 Altı çizili kelimenin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
3) "-Evet ama her şeyi de sineye çekecek değilim ya!- Şüphesiz! diye kendim, kendi sözümü kestim."
Paragraftaki altı çizili kelime grubunun cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?
4) "Vallahi billahi pintiliğin bu derecesini işitmemiştim. Dedim. Bir krona ihtiyacın var diye, sen koş git adama, gözlerini oymaya kalk neredeyse…"                                                                                          Roman kahramanı, bu sözleri kime söylemektedir?
5) "Ayakları nikrisli bu karın ağrısını başımdan deflemiştim ya nihayet, artık rahat edebilirdim."                                                
Altı çizili kelime hangi anlamda kullanılmıştır?
6) "Yoluma devam ettim. Alışkanlıktan, asılı gördüğüm her gazete önünde duruyor, boş yer ilanlarını inceliyordum. Kabul edebileceğim cinsten bir ilan görünce öyle sevindim ki!"
Roman kahramanı, nasıl bir iş ilanı görmüştür?
7) "Felsefi bilgi üzerine üç bölümlük bir inceleme yazmaya karar verdim. Kant'ın sofizmlerinden bazılarını feci şekilde hırpalamak fırsatını da kaçırmayacaktım tabii. Kâğıtlarımı çıkarıp da işe girişmek isteyince kurşun kalemimin olmadığını gördüm."
Roman kahramanının kalemine ne olmuştur?
8) "Arkalarından yetiştim, yanlarından geçtim, sonra ansızın geri dönüp yakından görmek için deminki kadınla yüz yüze geldim. Durup gözlerine diktim gözlerimi. Hemen oracıkta evvelce hiç duymadığım bir isim uydurdum kafamda; ahenkli, titreşimli bir isim…"                                                                                  Roman kahramanının uydurduğu bu isim aşağıdakilerden hangisidir?
9) "Bütün ev halkı bana düşman olmuştu. İstenmeyen bir insan gibi davranılması için odamı başkasına bırakmış olmak ayıbı yetmişti sanki. Gözleri kestane rengi, saçları alnından, göğsü dümdüz, bu bodur  ....… bile akşamları yağlı ekmek dilimimi alırken benimle alay ediyor, 'Sizin Grand Hotel'e girdiğinizi görmedim de öğle yemeklerinizi nerde yiyorsunuz' diye soruyordu. Feci durumumu biliyordu kuşkusuz. Biliyor ve bildiğini bana göstermekten zevk duyuyordu. "
Paragrafta boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
10) "Birkaç adım daha yürüdüm, yine durdum. Birden duruşumu değiştirip ellerimi katladım, başımı yana eğdim, tatlı, masum bir sesle sordum: Ona da başvurdun mu yavrucuğum? Sesimin ahengini beğenmedim. Büyük O ile! dedim."  
Roman kahramanının, paragrafta kendisinden söz ettiği kahraman kimdir?                       
11) "Bu adamcağızdan bana neydi? Hiç, öyle ya, bana ne! Gazeteye bir şey sarılmışa benziyordu. Merak etmiştim, gözlerimi gazeteden ayıramıyordum."                                                                         Roman kahramanının gazeteyle bu kadar ilgilenmesinin sebebi nedir?
12) "Yoksul aydın, zengin aydından çok daha kuvvetli görür. Yoksul, her sözcüğü kuşkuyla dinler; attığı her adım, onun düşünce ve duygularına böylece bir görev, bir iş yüklemiş olur. Onun kulağı deliktir, duygusu ince; o tecrübelidir, ruhu yanık yaralarıyla doludur."
Roman kahramanının aşağıdaki davranışlarından hangisi paragrafta dile getirilen özelliklerle çelişmektedir?
13) "Tavan arasında uyanık yatıyordum, alt katta bir saatin altıyı vurduğunu duydum." cümlesinde altı çizili sözcüğün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
14) "Hans Pauli! Parmaklarımı şaklattım. Hans Pauli Pettersen bana yardım etmelidir!"                                                                                Hans Pauli Pettersen kimdir?
15) Aşağıdakilerden hangisi romandan çıkarılabilecek yargılardan biri değildir?
16) "Fıskiyeli havuzun yanındaki sokak fenerine dayandım, merdivenleri çıkan ayak seslerine kulak kabarttım, sesler ilk katta kesildi."                                                                          Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kesilmek" kelimesi yukarıdakiyle aynı anlamda kullanılmıştır?
17) "Karyolanın önüne diz çöktüm; bu sabah vakti bana karşı gösterdiği keremi için, Allah'a yüksek sesle hamdettim. Biliyorum, demin yaşayıp kâğıtlara geçirdiğim ilham cezbesi, ruhumda harikulade bir gökyüzünün eseriydi, dünkü feryatlarıma bir cevaptı, bilmez olur muydum!"                                                 
Yukarıdaki parçadan yola çıkarak roman kahramanı için aşağıdakilerden hangisini söyleyemeyiz?
18) "Ayaklarım beni belediye binasına doğru sürükledi, oradan aşağıya limana vurdum, demiryolu rıhtımında bir kanapeye oturdum."
Altı çizili sözcüğün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
19) "Kapıdan dışarı bir iki adım atmıştım ki uşak arkamdan yetişti, tekrar selam verip durdurdu beni, bir mektup uzattı. Hızla ve isteksiz, zarfı yırttım, zarftan kâğıt para bir on kron çıktı; ne bir mektup ne bir sözcük. Yüzüne baktım adamın, sordum:
-Bu, ne maskaralık? Kim gönderdi bunu?
-Bilmiyorum, dedi uşak. Bir hanım verdi."
Roman kahramanına parayı kim göndermiştir?
20) Knut Hamsun nerede doğmuştur?
21) "Hava güneşli olacaktı besbelli. Sonbahar gelmişti: her şeyin renk değiştirip öleceği nazlı, serin mevsim."
Yukarıdaki paragrafta hangi söz sanatı vardır?
22) Knut Hamsun, epik konularda kimden etkilenmiştir?
23) "Oturduğum yerde uzun zaman, belki tam bir saat, bu hayalle oyalandım. Kısa boylu, yaşlı bir adam geldi, kanapemin öbür başına oturdu; yerleşirken tekrar tekrar derinden nefes aldı: 'Ya, ya, ya, ya, işte böyle! dedi. Bir rüzgâr esti, ayakkabıları oluruna bıraktım; daha demin yaşadığım karışık ruh hâli, bana çok uzaklarda kalmış bir zamana ait göründü."
Paragrafla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
24) "Gün batıyordu, ağaç yapraklarında hafiften rüzgâr hışırtıları başlamıştı, ileride gruplar hâlinde, idman direkleri yanında oturan çocuk dadıları, arabalarını sürmeye koyulmuşlardı. (…)  Keyifle, kanapede arkama yaslandım, gözlerimi yumdum; uykuya gömülmek üzereydim ki park bekçisi omzuma dokundu."
Park bekçisi, roman kahramanına ne der?
25) "Pencereyi açıp dışarı baktım. Olduğum yerden bir çamaşır ipiyle boş bir arsa görünüyordu; ta ileride birkaç işçi, yanmış demirci dükkânının kalıntısını temizliyorlardı."
Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım tekniği kullanılmıştır?