1) "Açlık" romanında roman kahramanının, çalışabileceğini düşündüğü geminin adı nedir?
2) Aşağıdakilerden hangisi roman kahramanının yazı yazarken çektiği sıkıntılardan biri değildir?
3) "Çarşıdaki kaynaşmayı seyrederek zihnimi önemsiz şeylerle oyalamayı denedim."                                                             
 Altı çizili kelimenin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
4) "İlk duyduğum, kendimi böyle açıkta bulmaktan doğan salakça bir şaşkınlık oldu: Ama bu duygu az sonra yerini acı bir üzüntüye bıraktı."
Yukarıdaki paragrafta hangi aktarma çeşidi vardır?
5) "Bu hayallerden garip ve koyu bir renk ve ışık buğusu yükseliyordu. Art arda güzel buluşlar karşısında şaşkın irkiliyor, şimdiye kadar okuduğum yazılar içinde en iyisinin bu olduğunu söylüyordum içimden. Keyfimden sarhoştum adeta, sevincimden kurumlanıyor, yüce duygular içinde yüzüyordum."                       
Paragrafın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
6) "Sabah saatlerinde yağmış yağmurdan, pırıl pırıldı sokaklar, gökyüzü şehrin üzerine abanmıştı."                                           
Altı çizili söz grubuyla anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
7) "Tehlikeyi bu sefer de atlatmış, her güne yiyecek bir şeyler bulmuştum; cesaretim artmıştı, art arda demirler sürüyordum ateşe."                                                                                   Altı çizili kelime grubu neyi ifade etmek için kullanılmıştır?
8) "Salonda elli kişi kadardık; güçlü kuvvetli olduğumuz, gözümüzü daldan budaktan esirgemediğimiz sanısını vermek için göğüslerimizi germiştik."
Paragraftaki altı çizili sözcüğün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
9) Roman kahramanı,  çektiği 'açlık' sıkıntısında hangi özelliğini kaybetmemek için uğraş vermiştir?
10) "Cisler? Bu Tanrının bir işareti miydi yoksa? Ben bu adı herhâlde sebepsiz yere hatırlamamıştım, üstelik de çok uzaktaydı. Cisler'in dükkânı. Ama ne olursa olsun, bir de ona gitmek istiyordum, yavaş yavaş yürür, arada dinlenirdim."
Roman kahramanı Cisler'in yanına niçin gider?
11) "Parayı aldı adam, süzmeye başladı beni. Durmuş, neden bakıyordu öyle? İçimden, onun en çok pantolonumun diz kapağını incelediği hissi uyandı; bu yüzsüzlük yordu beni."
Dilencinin, parayı aldıktan sonra roman kahramanının kıyafetini incelemesinin asıl sebebi nedir?
12) "Bir köşede üst üste konmuş iki bavul duruyordu; uzun duvar kenarında eski ve boyasız bir kerevet…"                                    "Kerevet" kelimesinin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
13) "Açlık" romanının sonunda kahramanın başına ne gelmiştir?
14) Roman kahramanının, yaşadığı sıkıntılara rağmen hiç kaybetmediği özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
15) "Havuz başında yerimi aldım, uzun uzun soludum. Epey zaman durdum orda; 2 numaralı evin camlarına, yukarı baktım ama o görünmüyordu. Beklerdim, acelem yoktu ya; belki de bir engel çıkmıştı. Beklemeye devam ettim."
Paragrafta kendisinden söz edilen ve roman kahramanının beklediği kişi kimdir?
16) "Parayı son meteliğine kadar elimde hazır etmiştim, bir şey satın alacakmışım gibi kadının tezgâhına eğildim, elimdeki bütün parayı acele kadının eline tutuşturdum. Tek söz söylemeden, hemen dışarı çıktım."                                                                                             Roman kahramanının bu şekilde davranmasının sebebi nedir?
17) "Yaman adammış diye duydum, dedi, kollayarak.  Ohoo, malın  gözüdür, diye cevap verdim."                                                 
Altı çizili kelime grubu hangi anlamda kullanılmıştır?
18) "Bütün ev halkı bana düşman olmuştu. İstenmeyen bir insan gibi davranılması için odamı başkasına bırakmış olmak ayıbı yetmişti sanki. Gözleri kestane rengi, saçları alnından, göğsü dümdüz, bu bodur  ....… bile akşamları yağlı ekmek dilimimi alırken benimle alay ediyor, 'Sizin Grand Hotel'e girdiğinizi görmedim de öğle yemeklerinizi nerde yiyorsunuz' diye soruyordu. Feci durumumu biliyordu kuşkusuz. Biliyor ve bildiğini bana göstermekten zevk duyuyordu. "
Paragrafta boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
19) "Ufak ve zararlı bir sürü hayvan içime dolmuş, beni oyup boşaltmıştı."                                                                                            Yazar bu cümlede kendisindeki hangi özelliğe vurgu yapmak istemiştir?
20) "Adını daha çocukluk çağlarımda duyduğum, gazetesi o yıllardan bu yana bende pek büyük etkiler bırakmış bu adamı şimdi yakından görüyordum. Saçları kıvırcıktı, güzel, kahverengi gözleri biraz huzursuz. Zaman zaman burnundan soluyordu. İskoçyalı bir rahip, sözleri düştükleri yerde her zaman kanlı kabartılar oluşturan bu tehlikeli yazardan daha kendi hâlinde olamazdı."                                   
Yukarıdaki paragrafın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
21) "Kanapede oturuyor, düzinelerce 1848 yazıyordum. Yanlamasına, uzunlamasına, her biçimde, boyuna bu rakamı yazıyor…"
Romana göre, paragrafın sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
22) "Zaman geçtikçe bu tip beni daha güçlü etkiliyordu. Sonunda gayet canlı, tam istediğim gibi gözlerimin önünde belirdi. Vücudu kusurlu ve tiksindirici olacaktı; çok uzun boylu, çok zayıf, esmer. Attığı her adımda uzun bacaklarının parıltısı görünecekti etekliğinden. Kısacası güzel olmayacaktı."
Yukarıdaki paragrafta kimden söz edilmektedir?   
23) "Öğrenciler korusundan doğru rüzgâr, kulağıma müzik sesleri getiriyordu; saat ikiyi geçiyordu şu hâlde. Kâğıtlarımı çıkardım, biraz bir şeyler yazayım, diyordum, cebimden berber karnesi düştü. Açıp içindeki yaprakları saydım, altı yaprak vardı daha. Çok şükür dedim..."
Roman kahramanının şükretmesinin sebebi nedir?
24) "Hans Pauli! Parmaklarımı şaklattım. Hans Pauli Pettersen bana yardım etmelidir!"                                                                                Hans Pauli Pettersen kimdir?
25) Aşağıdakilerden hangisi roman kahramanlarından biridir?