1) Senem’in ölüm haberiyle ilgili olarak hizmetçi Fato, Memo’ya ne söyler?
2) “Memo’nun bir canavar sürüyerek kızımı almaya gelmesi, pek keyiflendirdi beni. Cemo yabana gitmeyecekti. Kızıma baktım, gözleri korkuyla dikilmişti Memo’ya. Bu da hayra alametti. Kadın kısmı korktuğu eri severdi. Hay kurban Memo!... Keyfimden bağırdım: Memo! Sen hesapta yoktun… Nerden çıktın?” Çancı Memo’nun Cemo ile evlenmek isteyenlerin kavgasına sonradan dâhil olmasının sebebi nedir?
3) Buyur komutanım, diye topuk vurduğumda, komutan’ın çok üzgün olduğunu gördüm. Elinde bir kâğıt tutardı. —Memo, dedi, metin ol evladım! Hepimizin alınyazısı bu…”   Memo’nun terhisine az bir zaman kala memleketinden aldığı acı haber nedir?
4) “…—  Güzün iyi çan satar; önümüzdeki yaz da tarladan bereketli bir ürün kaldırırsak, Çakalgediği’nde tek taşlı bir değirmen kurarık, dedim. Değirmenden ayrılalı babonun eski keyfi, neşesi yoktur: Doğrusun, dedi Cemo; Cano uykusunda hep değirmen sayıklar; sen çan, çıngırdak sayıklarsın…” Cemo, eşinin tekrar çancılık yapmak istemesi üzerine ne düşünür?
5)     “—Bir iş bulursam orada kalırım belki, dedim. Dayımın ölümü ile bu yerler zindan oldu bana. Yengemin ağlaması, sızlaması yoktu. —Ölenle ölünmez hay Memo, dedi, yabanda garibin kolu kanadı kırık olur. Kâğıtlarını alanda, heç eğelenmeden döne geriye. Dayının muhabbetini sana bağlamışım. Sensiz neylerim ben? Erkeği başında olmayan avradın halini köpekler yimez.”   Memo, birliğine döneceği zaman yengesi kendisinden ne ister?
6) “… O zagon Osmanlı için yapılmıştır. Bizim buralara uymaz. Bizim bu diyarda kul haymasında doğan, kul; ağanın, şıhın otağında doğan da ağa, şıh olur. Kulun haymasında doğup ağalığa yeltenen yok değildir. Velâkin o kişi silahına güvenecek, dağda gezecek. Yoğsam hem hayvanın kuyruğu dibinde gezer, kerme’sin toplarım, hem de mal üretir, ağa olurum dersen boşuna çalışırsın. Hiçbir ağa, kullarının dişlenmesine göz yummaz. Bir gece bakarsın ki davarın, celebin uğrilanmış gider…” Yukarıdaki paragraftan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
7) “Hazırlığım tamamlananda beni Murat kıyısına kadar yolcu etti. Yol boyu durmadan öğütlerini tekrarladı. Köprü başında sarılıp öptü beni, ilk kez gözlerinde yaş gördüm. — İnsan sevdiğinden ayrılanda, yüreğinden kök sökülür kurban. Seni çok arayacağım, dedi. Bayramda seyranda, fırsatınıı bulanda gel! Dersim’in ceylan bakışlı kızları dünyada bir dayın olduğunu unutturmasılar sana. Oranın şıhlarına da kapılma! …”   Bu parçanın devamında dayısı Memo’ya ne öğüt verir?
8) Sözümüzü tekmillediğimizde, Vali Beg, telefonu açtı, tapucuyu buldu…”   Yukarıdaki cümlede altı çizili kelimenin anlamı nedir?
9) “-Sizi bırakıp giden kim? Siz canımı kurtarmışsınız, beni başınıza tac etmişsinizdir. And içip bağlanmışık birbirimize. Nasıl bırakır da giderim sizi? Lâkin orada hısımım ve de malım vardır. Memo,  yaraları iyileştikten sonra Çakalgediği köyüne gitmekte niçin ısrar eder?
10) Aşağıdaki kişilerden hangisi romanın ana karakterlerinden değildir?
11) “…Neden sonra kendimi toparladım, Cano nerededir şimdi, diye sordum. —Damdadır, dedi Cemşido. Kaymakam vekili sağ kalan kardaşlarımızı tüm dama atmıştır. Bir ben dışarıda kalmışımdır. —Ne bahane bulmuştur kaymakam vekili onları dama tıktırmaya, dedim. Cemşido başını salladı…”   Cano ve diğerleri niçin hapse girmiştir?
12) “Şıh Mahmut, beni yanında alıkoymak için çok uğraştı. —Sana mal verem, yatak bağışlayam Cano, dedi. Burada kal, kızımı da nikâhlayım sana. —Malın mülkün, ömrün ziyade ola ağam, dedim. Bundan böyle bana dünya malı da, namahrem de haram. Bırak da gideyim. Yüreğimin acısını dağa, taşa, kurda kuşa duyurayım, dedim.”   Şıh Saidlinin isyanının bastırılmasından sonra Şıh Mahmut’un yanından ayrılan Cano, hangi işle meşgul olur?
13) “Yaz da güz de geçti. Değirmenin çarkı, türküsünü yitirdi. Süphan Dağı dumanlandı.”   Cano, ‘Değirmenin çarkı, türküsünü yitirdi.’ sözüyle ne demek istiyor?
14) Ele alındığı dönem ve olaylara baktığımızda Cemo romanı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
15) Hey gidi hey canımın içi Hani bana verdiğin sözler Hey gidi hey başıma gelenler Dünyada sözünde duran kalmamış’ Kevi bu türküyü niçin söyler?
16) “Yiğitlik delilik değil, Ezrail’e bağrın açmak hiç değil.” Bu cümlede anlatılmak istenen nedir?
17) Cemo, dış görünüş olarak en çok kime benzemektedir?
18) Aşağıdakilerden hangisi Sorikoğlu’nun özelliklerinden değildir?
19)  “Begin adamları izimi sürdü dağ taş. Cano’nun izini kim bula? Karış karış öğrenmişim ben bu yerleri zamanıyla. Beg kızı da has çıktı. Kışın değirmenlerde, yazın ormanlarda keçe üzerinde yattı yanı başımda, bir gün bile o demedi. Geceleri o uyudu, ben nöbet tuttum; gündüzleri ben uyudum, o gözcülük etti.”                Cano ve Kevi, beyden kaç yıl kaçtılar?
20) “…Alevler harlanır da harlanır. Her yanım tüm alev kesildi… Bütün gücümü topladım, alevlerin içinden kendimi dışarıya atayım diye zorlandım. … elini uzattı. —Tut elimden, dedi, tuttum. Bir çekişte aldı beni ateşten dışarı.”   Memo’yu alevlerin içerisinden kurtaran kimdir?
21) Çakalgediği’ne yerleştikten sonra Cemo’nun en büyük sıkıntısı nedir?
22)   Cano’ya sordum: --Sorikoğlu’nun Kargadüzü köyüne ağa olmak istemesi ne yüzden? Babosunun öcünü mü alacak sizden? Ağzı dolu olduğundan değirmenci Cano birden cevap veremedi, şapırtı ile çabucak çiğneyerek yuttu: -- Hem babosunun öcünü alacak hem de bizden hınç çıkaracak.”   Sorikoğlu, Memo’nun ailesine niçin kin duymaktadır?
23) Abukatın yanına vardık. Nuhus memurunun kayınbiraderi, top sakallı, kömür gözlü bir adamdı. Bir masanın gerisinde otururdu, sağında yeşil bir kasa dururdu. Ardındaki duvara bir seccade çakılmıştı. Abukat okulundan aldığı şahadetname camlanmış, asılmıştı üzerine. Boncuklu, topsa kabuklu bir nazarlık sarkardı çividen.” Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım tekniği kullanılmıştır?
24) “Bu dağlarda başına buyruk kalam dersen, herkesten güçlü, herkesten hünerli olacaksın Memo! Gözün budaktan sakınmayacaksın. Gözüne bakacak düşman yılgınlık duyacak, dost yüreğin verecek. Kulu fakiri arkalayacaksın, zalımın hizmatına girmeyeceksin.” Bu sözlerle dayısı Memo’ya neyi anlatmak istemiştir?
25) …Yerde kan içinde yatan adama baktım. Çok gençti. Gençliğine yandım. Hey namert Sorikoğlu! Ule en sonu beni katil ettin kitapsız! Herife çukur kazdırıp arkadaşını gömdürmek istedim. —Bırak ağa, dedi, kurt kuş yesin, temizlesin onu. Onun öbür dünyaya geçecek yüzü yoktur. —Çok mu kötülük etmiştir? —Beli, şimdiye on beş cana kıymış bir canavardır. Beni zorla uğrılığa sürükleyen de odur…” Memo,   parçadaki konuşan bu kişiden geçmişle ilgili önemli bir sırrı öğrenir. Memo bu kişiden ne öğrenmiştir?