1) “Şıh Mahmut’un konağına vardığımızda dünyam yıkıldı. Kevi’den bir avuç toprak bile kalmamıştı. Sancılandığında, utancından kimseye duyurmadan çekilmiş gitmişti. Her yanı aramışlardı. Yavrusunu döllenmiş mi, netmiş, bilen yoktu. Salt çatkısını bulmuşlardı Zozana’da…”   Cano, eşi Kevi’yi bulamayınca ne yapar?
2) “…Elbet ki, ağanın kendisi yapmamıştır. Ama bilesin ki o yaptırmıştır. Devrisi gün de adamlarıyla gelip göynünü alacak sözler söyler. Soyluların önünde adamlarını haşlar…” Yukarıdaki paragrafta geçen “göynünü almak” sözü hangi anlamda       kullanılmıştır?
3) Memo’nun kendisinden yardım isteyen Kargadüzü köylülerine yeni bir yurt bulma konusunda verdiği ne söz nedir?
4) “…Cemo, nefessiz kalıp iki büklüm oldu, Kara Seyit’in kollarında. Gözleri yumuldu, rengi mum gibi soldu, öldü sandık. Cano koştu, kızını kollarına aldı, efendiler de yardım için koştular. Efendiler onun halini iyi görmediklerinden, —Onu şehre götürek, hastahaneye yatırak dediler.   Cemo niçin hastaneye götürülür?
5) “…Tohumluk olarak on çuval buğday, otuz çuval arpa, çavdar, yulaf alacaktık. Kışlık yiyeceğimiz için de seksen çuval buğday unu, yirmi çuval arpa unu tedarik edecektik… Uzun sözün kısası, birkaç hafta geçmeden tohumluğumuzu da kışlık zahiremizi de ambarlara koymuştuk. Demiri yeşil boyalı iki yeni pulluğumuz toprağın bağrını eşmeye başlamıştı…”   Çakalgediği köylüleri, ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra artan parayı ne yaparlar?
6) “Cesur bir kez ölür, korkak olan her saat ecel teri döker.” Bu cümlede anlatılmak istenen nedir?
7) Cemo romanıyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğru değildir?
8) Hayvanın heybelerini yüklediğimi görende, Yok, dedi, hemen yola çıkmanız doğru değil. Sorikoğlu’na güvenilmez. Olur ki bir kalleşlik eder. Öğlenden sonra birkaç kardaşımız uğurlar sizi …gediğine değin. Kargadüzü’nden köyümüze dönende beklenmedik bir işle karşılaştık.”   Memo ve eşinin karşılaştıkları bu beklenmedik iş nedir?
9) Memo, Dersim’e çan satmaya gittikten sonra dönüş yolunda ne olur?
10) “İnsan sevdiğinden ayrılanda, yüreğinden kök sökülür kurban.” Bu cümledeki altı çizili söz grubu hangi anlamda kullanılmıştır?
11) Sorikoğlu, Çakalgediği köyüne ne şekilde sahip olur?
12) “Biliy misin Memo, dedi; geçidin iki yanını tutan bu iki taş vaktinde iki zalım uğrı idi. Biri Yolun bir yanını, öbürü öbür yanını tutar, yoldan geçenleri soyar, paralarını alırlarmış. Parası olmayanı da öldürürlermiş. Uğrılığın kötülüğünü gör ki, bunlar heç kimseye acımazmış. Hacıyı, hocayı tanımazmış. Günün birinde hicaz’dan yorgun dönen bir hacının yolunu çevirmişler: Paralarını ver, demişler. Param yoktur, demiş hacı. Muhammed’in, Ali’nin diyarından gelirim. Yorgunluğum çok, param pulum yoktur, demiş. Eşkıyanın biri kızmış. Sakalından, sakalından tut, bitir işini. Hacı, uğrıların canına kıyacaklarını anlayanda, —Dilerim Allah’tan bana dokunanları taş ede, demiş. Allah da ihtiyarın duasını kabul ederek iki haydutu taşa çevirmiş.” Yukarıdaki anlatım, hangi yazı türünün özelliğidir?
13) Buyur komutanım, diye topuk vurduğumda, komutan’ın çok üzgün olduğunu gördüm. Elinde bir kâğıt tutardı. —Memo, dedi, metin ol evladım! Hepimizin alınyazısı bu…”   Memo’nun terhisine az bir zaman kala memleketinden aldığı acı haber nedir?
14) “Davul, her zamandan gümbürtülü çalanda, çocukları sünnetçinin önüne getirdiler. Sallallah! diyende, sünnetçi usturayı çaldı, kül döktü üzerine. Çocuklar, of! demediler. Akan kanlardan alınlarına birer parmak çaldılar, götürüp şiltelerine yatırdılar.” Yukarıdaki paragrafta kullanılan anlatım tekniği hangisidir?
15) Çancı Memo’nun yetişmesinde en çok emeği geçen kimdir?
16) “Günlerden bir gün Cemo yanıma geldi, elimi tuttu; yanağına götürdü. —Gül geldi geçer, neye çanların çıngırdaklarını tökmezsin de boşuna eğlenirsin gölün kıyısında Memo? Cemo’nun yüzüne baktım, görülmedik bir sevinç parladı gözlerinde. —Çan, çıngırdak tökmek ayrılık demek derdin. Şimdi gelmiş çan tökmemi istiyorsun…”   Daha önce, Memo’nun çan dökmesini istemeyen Cemo, bu düşüncesini niçin değiştirmiştir?
17) Gördükleri dostluk karşısında jandarmaların Memo’yu tutuklamaktan vazgeçmelerine Memo’nun dayısı niçin itiraz ediyor?
18) “…Akşam vakti Çakalgediği’ne dönende, tarlaların ekimini tamamlamış olan erkekleri, çubuklarını keyifle tüttürür bulduk. Yanlarına varıp Kargadüzü’ndeki cenk kardaşlarının selamını ilettim. —Cümlesi bizimle birlik göçmediklerinden pişmanlık getirirler, dedim. … N’ola bize de yurtluk bir yer bulsa da göçsek derler; yardımcı olmamı isterler. ……… —Hepsi, cık cık edip kafa salladılar. Cano yardım etmeye söz verip vermediğimi sordu. Söz verdiğimi söyleyince: —-Bunu iyi etmemişsindir Memo, dedi……… Cemo, o sıra yanımıza gelmişti. —Yok, dedi, yok kurban, verdiğin sözden cayma! Sen doğrısın…”   Cemo, Memo’nun Kargadüzü köylülerine yardım etme sözü vermesini niçin destekler?
19) “Hık demiş burnundan düşmüş anasının. Kara saçları gök ışıltılı idi, anasının saçları kimi. Kömür gözleri ocak alevi gibi yanardı. (…) Dişi bitmemiş yetim kaldı anasından. Ufacık, kara bir kuzu kimi emekler buldum savaş dönüşü.” Burada bahsedilen roman kahramanı kimdir?
20) Sorikoğlu’ndan kaçan köylülere yer bulan, onlara yardım eden kimdir?
21) Geleneğe uysam, kızı para ile satmaya kalksam, parası gücüynen benden kart biri de alırdı Cemo’yu. Para ile satın alan herif kadrini bilmez, kızı mal gibi hor kullanırdı. Gözümün bebeği biricik kızımın bura avratları gibi çile doldurmasına gönlüm heç razı değildi. Oy bizim avratlar!.. Kurban, çekmedikleri yoktur o fıkaraların.”   Cano’nun kızıyla evlenmek isteyenleri yarışmaya tâbi tutmaktaki asıl amacı nedir?
22) “…Biz gibi her kişinin malı, davarı vardır. Pankadan ödünç para almışızdır. Ambarımızı un doldurmuşuzdur. Yeni pulluklar almışız, tarlaya tohumluğumuzu saçmışızdır, diye mezradan haber verende şaşırırlar; ……Zülfikâr dert yanarak haber verdi ki…”   Zülfikâr,  Kargadüzü köyününün son durumu hakkında ne söyler?
23) “Komutan, —Çekinme ağa, söyle, dedi. Velo Dayı  başını salladı: —Şunu demek isterim ki, biz Kargadüzü’nden Çakalgediği’ne göçmüş bir avuç insanık.  Başımızda şıhımız, ağamız yoktur. Öyleyken yeni zagona uyarak bu toprakları bize tapularsınız. …Onun için gelin, bize bir iyilik edin! Çakalgediği’nin tapusunu bize vermeyin! Bura şimdi nasıl devlet malı ise gene öyle kalsın varsın…”   Velo Dayı, köyün tapusunun niçin devlette kalmasını istemektedir?
24) “Adına ………… derlerdi, bir yiğit delikanlıydı. Çanın hasını yapardı. Dağın, kırın köylü, ağası ………... der, bir daha demezdi. Sesi yanık, sazı tesirli idi. Çok kızlar yanar kül olurdu uğruna.”   Bu parçadaki boş yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
25) Romanın anlatımı göz önünde bulundurulduğunda aşağıdakilerden hangisi söylenemez?