1) “İçimde büyük bir boşluk açıldı. Kalbimin çarpıntısından başka hiçbir şuurum kalmamıştı. Bu derunî boşluğu doldurmak için etrafa kulak verdim. Erenköy mırıldanıyordu.” Yukarıdaki parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez
2) “Karanlık dehliz. Kapalı kapıların mustatil buzlu camlarından gelen soğuk ışıkların buğusu, yüksek ve çıplak duvarlara vurarak donuyor.” Yukarıdaki cümlelerde kişileştirme yapılan varlık aşağıdakilerden hangisidir?
3) “ Bu sofa dört köşedir: Ortada sokak kapısı iki yanında birer pencere. Pencere yanında bir ot minderi. Minderin yanında yemek masası. Masanın yanında iki sandalye.” Yukarıdaki paragrafta kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?
4) “Benim bu bahse ehemmiyet vermememden korkarak çabucak şunları da söyledi: İş ilerliyor. Hangi iş? Diye sordum.” Nurefşan’ın bahsettiği ‘ilerleyen iş’ nedir?
5) - Fakat dedi, “Amputation”lar bence tababete dâhil bir iş değildir, bunu kasaplar da yaparlar ve bir balta vuruşta bir uzvu uçururlar. Biz, biraz tentürdiyot süreriz ve biraz da kloroformla hastayı uyuturuz. Farkı budur. Doktorluk, bu bacağı ve bu genci kurtarmaktır.”             Doktor, çocuğun bacağını kesilmekten kurtarmak için kendisinden ne yapmasını istiyor?
6) Aşağı katta yemek odasının önünden geçerken sert ve yüksek sesli bir tartışma duydum ve derhal benden bahsediliyormuş gibi kulak kabarttım, Nüzhet’le annesinin sesi:             —Anne, bana söyleme bunları… İşitmek istemiyorum             —İşit! İşitmelisin! Canını sokakta mı buldun? Allah korusun.”             Çocuk, Nüzhet’le annesi arasındaki bu tartışmayı nasıl yorumluyor?
7) “…Yalnız, büyüdükçe birbirimize yabancılaştığımızı birkaç kez fark etmiştim, aramıza meçhul anlaşmazlık setleri yığılıyordu ve ben bunları yıkmaya çalışmaktan zevk alıyordum, fakat her birini yıktıkça daha büyüğünün önüme çıktığını görmek beni hem sevindiriyor, hem kederlendiriyordu. Birbirimize açıldıkça kapanıyorduk. Önceleri her şeyimizi birbirimize açık anlatırken, sonraları, beni kendime karşı, onu da kendisine karşı hayrete düşüren birçok tereddütler ve hesaplar içinde susmaya başladık…” Çocuk, bu gelişmeleri neye bağlıyor?
8) “Ben son senelerde işitmez olduğum bu kahkahaları duymak için ona tuhaf romanlar okumaktan zevk alırdım. Ben de onu çok severdim. ‘M. Laveradin kırk beş parası’, ‘Çalgıcının seyahati’ romanları onu çok güldürmüştü.”             Çocuğun yukarıda bahsettiği kişi kimdir?
9) Roman kahramanı olan hasta çocuğun edebiyattan anlayan, bilgili ve kültürlü bir kişi olmasından hareketle aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılabilir?
10) - Fakat bunlar benim ilk görüşlerim. Siz o zatı daha önceden tanıyorsunuz, daha iyi bilirsiniz. Bütün bu konuşuşumda, kendimden ummadığım bir itidal, kendileriyle münakaşa       edilmeyecek kadar haklı adamların itidalini göstermiştim. Paşa bir iki kısa kahkaha       ile…’ Yukarıdaki parça aşağıdakilerin hangisiyle tamamlanmalıdır?
11) Ve bir şırıltı, diğer kokuları yenen bir iyodoform kokusu ve beyazlıklar: Beyaz duvarlar, beyaz demir masa, beyaz dolaplar, beyaz örtüler, beyaz sargılar, beyaz pamuklar, beyaz gömlekler.” Bu parçada yazarın beyaz sözcüğünü sık kullanılmasının nedeni   aşağıdakilerden hangisi olabilir?
12) “Bu sofa yaşlı bir insan yüzü gibidir: Evimizin bütün ruhu, kederleri ve neşesi orada görünür, her günün hadiseleri tavana, duvarlara, döşemeye bir leke, bir çizgi, buruşuk ve bazen de ancak bizim görebileceğimiz gizli bir işaret ilave eder.” Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
13)  “Doktor anlatıyordu: —Bu zavallı, dünyada hiçbir şeyleri olmayan insanlardan… Bunların öldükten sonra         bir       mezarları bile yoktur. Fakat bu, teşrih için iyi bir kadavra. Tepeden tırnağa       kadar adaleleri sayılıyor. Hem yağsız, yavan bir ceset, teşrih bıçağını yormaz.”               Doktorun bu açıklamaları hasta çocuğa neyi hatırlatıyor?
14) Aşağıdakilerden hangisi Nüzhet’in özelliklerinden biri değildir?
15)  “Yeni gelenlere karşı alakaları gayet kısa sürer. Düşük başlar hafif kalkar, büyük kapıya doğru hafifçe eğilir ve tekrar eski vaziyetine döner; herkes kendi üstünde toplanan dikkatini başkasına pek az ayırır, hem de onlar ilk gördüklerini bile eskiden tanıyorlarmış gibidirler, aralarında kandan fazla akrabalık vardır.”             Yukarıdaki paragrafta bahsedilenler kimlerdir?
16) Çocuk, evinde yatarken, pansumanını kim yapmıştır?
17) “Hava dokundukça, yaralı çıplak et derisiz gibi ürperiyor ve benden fazla korkuyordu.” Yukarıdaki cümlede aşağıdakilerin hangisi yapılmamıştır?
18) “Doktor anlatıyordu: —Bu zavallı, dünyada hiçbir şeyleri olmayan insanlardan… Bunların öldükten sonra             bir       mezarları bile yoktur. Fakat bu, teşrih için iyi bir kadavra. Tepeden tırnağa    kadar   adaleleri sayılıyor. Hem yağsız, yavan bir ceset, teşrih bıçağını yormaz.” Bu sözleri söyleyen doktor için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
19) Çocuğun hastalığı kaç yaşından beri devam etmektedir?
20) Harap oluyorsunuz. Korkarım ki bütün hayatınız tehlikeye girecek… Bu hastalığa bir son verelim. Bu bacağı tamamıyla feda edeceksiniz, başka çare yok. Yüzümde nasıl bir değişme görmüş olacak ki telaşla ekledi:” Doktor, hasta çocuğu teselli etmek için neler söyler?
21) Nurefşan, Nüzhet’in evliliği ile ilgili gelişmeleri niçin hasta çocuğa bildirmiştir?
22) Nüzhet’in, doktorla evlenmesini kim istemektedir?
23) Yatak odama girerken, kapının önünde Nurefşan’ı gördüm. Elinde bir şamdan:        —Sizi bekliyorum, dedi. Şimdi sizin cibinliğinizi kurdum. Sivrisinekler çoğaldı. Odaya benimle beraber girdi. Etrafına bakınıyor, benim daha fazla rahat etmem için             odada yapılacak yeni işler arıyor, bulamamaktan canı sıkılmış görünüyor.” Nurefşan’ın bu hareketlerinin sebebi nedir?
24) Kiminin şahnişini biraz daha yumrulmuştur, kimi biraz daha öne eğilmiş, kimi biraz daha çömelmiştir ve hepsi hastadır onları seviyorum; çünkü onlarda kendimi buluyorum ve hepsi iki üç senede bir ameliyat olmadıkça yaşayamazlar, onları çok seviyorum ve hepsi rüzgârdan sancılandıkça ne kadar inilderler ve içlerinde ne aziz şeyler saklarlar, onları çok… çok seviyorum.”             Yukarıdaki paragrafta yazar, neden bahsetmektedir?
25) Müthiş ağırlığı altında ruhumu deviren korkudan kurtulmak için, felaketin üstüne yürümek istiyorum. Istıraptan korkmamanın tek ilacı ıstıraptır. Bu ateşi o ateş söndürür.” Yukarıdaki düşünceyi en iyi açıklayan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?