1) Bizim sofa da galeyanda. Her gün dolup boşalıyor, sandalyeler devamlı yer değiştiriyor. Ben minderin üstünde arka üstü yatıyorum; etrafımın telaşını seyrederken kendimi unutuyorum.” Yukarıdaki paragrafta kullanılan sanat aşağıdakilerden hangisidir?
2) Çocuğa göre bazı kişilerin aşırı derecede Fransız hayranı olmasının          sebebi nedir?
3) “Bu sofa yaşlı bir insan yüzü gibidir: Evimizin bütün ruhu, kederleri ve neşesi orada görünür, her günün hadiseleri tavana, duvarlara, döşemeye bir leke, bir çizgi, buruşuk ve bazen de ancak bizim görebileceğimiz gizli bir işaret ilave eder.” Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
4) Doktorlar çocuğa niçin kızarlar?
5) Çocuk, Nüzhet’le evlenmelerinin mümkün olmadığını hangi mantıklı sebebe dayandırıyor?
6) Aşağı katta yemek odasının önünden geçerken sert ve yüksek sesli bir tartışma duydum ve derhal benden bahsediliyormuş gibi kulak kabarttım, Nüzhet’le annesinin sesi:             —Anne, bana söyleme bunları… İşitmek istemiyorum             —İşit! İşitmelisin! Canını sokakta mı buldun? Allah korusun.”             Çocuk, Nüzhet’le annesi arasındaki bu tartışmayı nasıl yorumluyor?
7) “Yeni gelenlere karşı alakaları gayet kısa sürer. Düşük başlar hafif kalkar, büyük kapıya doğru hafifçe eğilir ve tekrar eski vaziyetine döner; herkes kendi üstünde toplanan dikkatini başkasına pek az ayırır, hem de onlar ilk gördüklerini bile eskiden tanıyorlarmış gibidirler, aralarında kandan fazla akrabalık vardır. Acının ve korkunun birleştirdiği müşterek bir manevî aileye mensup olduklarını hissederler, emindirler ki insanlar arasında sabretmesini, beklemesini onlar kadar bilen yoktur.” Yukarıdaki paragraftan yola çıkılarak anlatıcı için ne söylenebilir?
8) “Hakikati seviniz, o da sizi sever; hakikati arayınız o da sizi arar ve üstüne Çin setleri gibi kalın duvarlar örsün, altında kalan hakikat bir ince iniltiyle, bir hafif rüzgâr dalgasıyla, herhangi bir küçük işaretle mevcudiyetini bildirir: “Buradayım!” der.” Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
9) Beni bir gün çalıştığı o hastaneye götürdü ve bir Alman operatörüne gösterdi. Karanlıkta alelacele dizime bakan bu Alman, yanlış bir teşhis koydu. Aynı hastanede başka bir genç Türk doktoru, hastalığıma çok alaka gösterdi.” Türk doktor, çocuğun hastalığı hakkında ne söyler?
10) Yatak odama girerken, kapının önünde Nurefşan’ı gördüm. Elinde bir şamdan:        —Sizi bekliyorum, dedi. Şimdi sizin cibinliğinizi kurdum. Sivrisinekler çoğaldı. Odaya benimle beraber girdi. Etrafına bakınıyor, benim daha fazla rahat etmem için             odada yapılacak yeni işler arıyor, bulamamaktan canı sıkılmış görünüyor.” Nurefşan’ın bu hareketlerinin sebebi nedir?
11) Roman kahramanı olan hasta çocuk, Paşa’ya ne şekilde yardımcı olmaktadır?
12) Nüzhet’in, doktorla evlenmesini kim istemektedir?
13)   “Bu sözüm onu epey düşündürdü. Aramızda, hislerimiz hiç bu kadar soyunmamıştı.” cümlesindeki altı çizili kelimenin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
14) Odama giren kadın dün geceki değil. Kısa boylu, başörtüyle yanaklarının yarısına ve kaşlarına kadar başını kapamış. Yüzünü göremiyorum hep yere bakıyor, gözlerini bir kere bile bana çevirmedi. Yerinden kaldırdığı masa onun için benden daha önemli. Dikkatle işini yapıyor.” Yukarıdaki paragrafta aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangilerine başvurulmuştur?
15) Pek mümkün ki yengem Nüzhet’le benim aramdaki mesafeyi çoğaltmak için hastalığımın bulaşma ihtimalinden istifade ediyordu. İçimde ani bir karar doğdu. Kendimi tatbik ettirmek için muhtaç olduğu büyük enerjiyi de beraber taşıyan bu kararı vakit kaybetmeden fiile geçirmek istedim.”             Çocuğun uygulamaya karar verdiği bu düşünce nedir?
16) Çocuk ile Nüzhet arasındaki ilişki nedir?
17) Ve bir şırıltı, diğer kokuları yenen bir iyodoform kokusu ve beyazlıklar: Beyaz duvarlar, beyaz demir masa, beyaz dolaplar, beyaz örtüler, beyaz sargılar, beyaz pamuklar, beyaz gömlekler.” Bu parçada yazarın beyaz sözcüğünü sık kullanılmasının nedeni   aşağıdakilerden hangisi olabilir?
18)  “Yalnız başıma demir parmaklıklı kapıdan içeriye girerdim, dokuzuncu hariciye koğuşuna doğru ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm. Camlı kapıların garip bir beyazlıkla gözlerime vuran ve içimde korku ile karışarak yuvarlanan parıltıları arasında o dehlize girerdim ve yalnız başıma bir köşeye ilişirdim, kımıldamazdım, susardım, beklerdim, korkudan büzülürdüm, rengimin uçtuğunu hissederdim.” Bu parçada yazar neyi ön plana çıkarmak istemektedir?
19) “Büyük bir arzunun bana ilham edeceği akla gelmez tedbirlerle Nüzhet’in odasına gidebileceğimi kendime kabul ettirdim. Fakat tehlike vardı.” Çocuğun Nüzhet’in odasına gitmesindeki tehlike nedir?
20) “Kendimi çok sevdiğim an kendime çok acıdığım an. Beni yalnız bu koruyor: ……” Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
21) “…Yalnız, büyüdükçe birbirimize yabancılaştığımızı birkaç kez fark etmiştim, aramıza meçhul anlaşmazlık setleri yığılıyordu ve ben bunları yıkmaya çalışmaktan zevk alıyordum, fakat her birini yıktıkça daha büyüğünün önüme çıktığını görmek beni hem sevindiriyor, hem kederlendiriyordu. Birbirimize açıldıkça kapanıyorduk. Önceleri her şeyimizi birbirimize açık anlatırken, sonraları, beni kendime karşı, onu da kendisine karşı hayrete düşüren birçok tereddütler ve hesaplar içinde susmaya başladık…” Çocuk, bu gelişmeleri neye bağlıyor?
22) Hepsi konuşmadan, süratle işlerini yapıyor: Asistanlar deftere bir şeyler yazıyorlar, camlı dolapları karıştırıyorlar, hastabakıcılar benimle meşgul ve tımarcı yerdeki kanlı pamukları süpürüyor.” Yukarıdaki paragrafta kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?
23) “İçimde büyük bir boşluk açıldı. Kalbimin çarpıntısından başka hiçbir şuurum kalmamıştı. Bu derunî boşluğu doldurmak için etrafa kulak verdim. Erenköy mırıldanıyordu.” Yukarıdaki parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez
24) Dr. Ragıp, Nüzhet’ten kaç yaş büyüktür?
25) “Doktor anlatıyordu: —Bu zavallı, dünyada hiçbir şeyleri olmayan insanlardan… Bunların öldükten sonra             bir       mezarları bile yoktur. Fakat bu, teşrih için iyi bir kadavra. Tepeden tırnağa    kadar   adaleleri sayılıyor. Hem yağsız, yavan bir ceset, teşrih bıçağını yormaz.” Bu sözleri söyleyen doktor için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?