1) Yağmurun altındaki yazı, yabanı ıslak ıslak hayalledi. Ortalık Nuh tufanını andırırcasına sel sele gitmişti herhâlde. Seller belki de derme çatma alaçıklarla alaçıklardakileri, toplanmış kütlüleri toparlamış, ırmağa doğru sürüklüyordu. Sürüklenen seller içinde oğulları, çocukları... Derin bir iç geçirerek ağzındaki dumanı tavana sıkıntıyla üfledi. Bu parçaya göre Topal Eskici için ne söylenebilir?
2) "Büyük oğul, tahta kalıba geçirili işine kendini iyice vermişti. Kardeşinin kendileriyle birlikte gelmesi hiç de fena olmayabilirdi.' Kardeşi onlarla nereye gelmek istemektedir?
3) "Cavit iştahla girişti. Kurt gibi yiyordu. Dünya umrunda değildi. Ablasının az ötedeki alaçıklarının kapısından hırsızlama baktığından habersiz, yiyor, anlatıyordu." Altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdaki yargılardan hangisinde vardır?
4) "Topal görmedi; gördü, anlamadı. Kütlü toplamaya mı gideceklerdi. Nerden çıkmıştı bu?" Eskicinin oğulları kütlüye gitmeyi niçin istemektedir?
5) Küçük oğul çılgın gibi şahlandıysa da kâtibin tükürüğü… Yüzü gözü tükürük içinde kalmış, eli kapı demirinden boşanmıştı. Yerde taş ararken kamyon yürüdü. Hırstan öfkeden deliye dönmüş, hüngür hüngür ağlıyordu. Küçük oğlu bu kadar sinirlendiren olay nedir?
6) Döndü, yoğurt bulaşıkları içindeki başını çevirdi, ufacık, boncuk boncuk gözleriyle buz gibi baktı. Parçada kullanılan söz sanatı nedir?
7) "Dar sokağın bozuk parkeleri tahta bacağın altında tok tok eziliyordu. Eziliyordu ama pencereye merakla gelenler, eski Topal'dan oldukça değişik bir Topal görüyorlardı: Gözleri içerlere çökmüş, elmacık kemikleri fırlamış, kilo vermiş bir Topal." Topal, bu hâle niçin gelmiştir?
8) "Hantal bir kamyonun yakında gürültüyle mahalleye girip evlerinin önünde duracağını, hırlar hırıltıları yüklenirken mahallenin nasıl alayla, yürek soğutarak seyredeceklerini o da biliyor, yerlere geçiyor ama ne yapsın?" Topal Eskici'nin karısı neden mahallelinin onlara alaylı bir biçimde bakacağını düşünmektedir?
9) Eskici ve oğullarının kütlüye gidip para kazanma düşüncesi nasıl sonuçlanır?
10) "-Kardaşım için vermiyor musun? …iki onluk daha uzattı. -Al bakalım. Nüfus kağıdını getirmeyi unutma. Ben de ağaya hesap verecem." Parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
11) "Doktorun anası, kolları arasındaki kadını (Eskici'nin karısını) teselli etti: Size benzetmeyip de benzemeyecek neyiniz var sizin bacım? Dünya bu. Bugün size, yarın bize. Kul bir kararda kalır mı?" Doktorun anası niçin böyle davranmaktadır?
12) "Sabaha iki saat kala uyanan Topal Eskici, küçük oğlunun yatağına baktı, akşam serildiği gibi durduğunu gördü. Ali gelmemişti." Ali'nin eve gelmemesinin sebebi nedir?
13) "(1)Fukaranın çoluğu çocuğu varsa yandı. (2)Bozuldu ağa bozuldu, dünya kökünden bozuldu. (3)Üstüne bastığım toprak ayaklarımın altından kayıyor sanki. (4)Bugün dünü arıyoruz, yarın da bugünü arayacağımızdan şüphen olmasın." Yukarıdaki cümlelerin hangisinde umutsuzluk hissi hâkimdir?
14) Topal Eskici'nin karısı ile doktorun anası niçin barışırlar?
15) " İlkin Resul Ağa, çok geçmeden de suç ortağı karısı ölüp çiftlikle tarlalar emmilere, halalara kalıp eski canciğerlikler yerini bağdaşmaz, korkunç bir düşmanlığa bırakınca vilayet mektûbî kalemindeki babaya gün doğdu." Resul Ağa ile karısının işledikleri suç nedir?
16) "Arada kalın bulutların yırtığından kendini gösteren bir yıldız dünyaya göz kırpıyorsa da kalın bulutlar, yağmur yüklü bulutlar…" Yukarıdaki cümlede kullanılan edebî sanat aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?
17) "Uzun boylu, kara kuru büyük oğlu değil de büyüğün on yaş küçüğü sokur sokur sokurdanıp duruyordu, koca herifin şu kuyruğu dikliğine." Topal Eskici'nin küçük oğlu babasına niçin kızmaktadır?
18) "Çocuklarını büyütmüş, bileklerine zanaatın altın bileziğini takmıştı." Yukarıdaki cümlede kullanılan edebî sanat aşağıdakilerden hangisidir?
19) "Yerine geçerken esnaf da dağıldı. Lakin küçük oğulun kan tepesine adamakıllı sıçramıştı." cümlesinde geçen 'kan tepesine sıçramak' deyiminin anlamı nedir?
20) "Elleri makine gibi, patlamış yeşil kozalaklardan içyağı gibi fışkırmış pamukları çekip çekip önündeki önlüğe dolduruyordu." Yukarıdaki paragrafta hangi edebî sanata yer verilmiştir?
21) "Ali, aynen, dedi. Anamı, bacımı alıp gelsin bizimle kütlüye…" Altı çizili sözcük ne anlama gelmektedir?
22) "Birden, tam dükkânı hizasında, hiç beklemediği bir şey oldu. Göçmen, koşarak geldi, gözyaşları içinde boynuna sarıldı: Hoj geldin be yavru amuca, hoj geldin be yavu…" Topal Eskici, göçmenden böyle bir davranışı niçin beklememektedir?
23) "Fabrika kadro dışı etti, sen de elinden ekmeğini al, tamam. Çoluğu çocuğuyla avuç mu açsın?" Yukarıdaki parçada kullanılan edebî sanat aşağıdakilerden hangisidir?
24) "Gideceğiz. Elciden avans bile aldık. Hatta kardaşım da aldı. Aldı ya gene de ben karışmam." Eskicinin büyük oğlu elciden niçin avans alır?
25) "Onun oğulları okudular, mektepleri bitiridiler, subaylar doktorlar oldularsa benim oğullarım okumadılar amma paradan zenginlikten yana onları cepten çıkarırlar demeliyim. Hemi de olacaksınız. Kara gün kararıp gitmez. Allah her daim onlara gülmeyecek ya." Yukarıdaki paragrafta altı çizili cümlenin yerine aşağıdaki yargılardan hangisi getirilebilir?