1)  “Öyle bir re­zalet ki, Karun’un hazinesi olsa örtemez, İstanbul’un dört bir köşesinde çın çın ötüyor. Ağabey, ağabey, kuzum, sizin kulaklarınız tıkandı mı? Gözlerinize perde mi indi?”
Yukarıdaki paragrafta altı çizili kelime grubu ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
2) “Bu mektupların bazıları ona gösterilirdi; fakat birçoğun­dan yalnız bahsedilirdi. Hakkı Celis, bu mektupların hiçbi­rinde kendine dair bir kelime bulunmadığını bilmekle bera­ber hepsini ayrı ayrı, uzun uzun okumak ihtiyacıyla yanardı.”
Hakkı Celis’in, bu mektupları okumak istemesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
3) "Ağası; Bekir'in ilk iki yıllığını dayısına ödedi. İki yıl sonra birden boy atan Bekir, ağasryla kendi pazarlığa girişti. Aklına koymuştu. Sürü sahibi olacaktı. Ağasından her yıl para yerine kendisine bir koyun vermesini, verdiği koyuna sürüsünün içinde bakmasına izin vermesini istedi. O yıllar para kıt, malmsa lafı olmazdı. Bu pazarlık ağanın işine geldi. Dayısı tarafından da hoş karşılandı."                                                          Bekir'in bu şekilde davranmasının sebebi ne olabilir?
4) “Naim Efendi’nin damadı Düyunu Umumiye Müfettişlerinden Servet Bey, Müslümanlıktan ve Türklükten nefret eden bir kazasker oğludur. Türkler içinde kimse bu kadar ateşle, coşkunca alafrangalığa düşkün olmamıştır.”
Servet Bey’in alafranga olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisi olamaz?
5) Cemal ile Zeliş ilk defa nerede sohbet ettiler?
6) “Kumral, zayıf, uzun ve saçları iyi taranmış bir gençti o. Yüzünün hatları gayri muntazamdı, ağzı büyüktü. Fakat gözlerinin yorgun ve aynı zamanda hummalı bir bakışı vardı. Esasen, kadınların hoşuna giden tarafı -zira kadınlarca …  pek çok rağbet kazanmış bir delikanlıdır- en ziyade bu bakışı idi. Küçük yaşından beri Avrupa’nın muhtelif şehirlerinde dolaşmış, oturmuş olduğu için tavır ve hareketlerinde hiç sahte görünmeyen bir Frenk zarafeti ve kıvraklığı vardı.”
Yukarıda anlatılan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
7) “Seniha, mektubunda, ‘Buranın taşı­nı, toprağını kendi memleketimden ziyade seviyorum. Aha­lisi ne kadar nazik, ne kadar zinde, ne kadar iyi insanlar!’ diye Avrupa’ya olan muhabbetini dile getirmiştir."
Böyle düşünmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisi olabilir?
8)  Kiralık Konak romanının dil ve anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
9) Zeliş ve ailesi küçük kız kardeşine kısaca nasıl sesleniyorlardı?
10) "Demek ki birbirinizi kâfi derecede sevmiyorsunuz, o hâlde bu kadar skandala ne lüzum vardı?.." Seniha: "O beni deli gibi seviyor," dedi; biraz düşündü; "ben de onu... Ah, bilmezsiniz nasıl, bilmezsiniz ne kadar seviyo­rum," dedi ve ağlamaya başladı.”
Seniha’nın bu tavrı aşağıdakilerden hangisi ile açıklanır?
11) "“…evi kendi heveslerine göre esasından değiştirmeye kalktı; ne kadar eski eşya varsa hepsini tavan aralarına ve mahzenlere attırdı, her odayı Avrupa’dan gelmiş mobilya kataloglarına göre ayrı bir üslupta, ayrı bir renkte Pisaltiye döşetti… Ne kadar hizmetçi varsa hepsine yol verdi, evin içini Beyoğlu’ndan gelmiş beyaz önlüklü, başı topuz hizmetçilerle doldurdu ve bütün bunların idaresini Lehistanlı bir kadına verdi.” Naim Efendi’nin damadı Servet Bey, bütün bu değişiklikleri ne zaman yapmaya başlamıştır?"
12) “Aslında duyduğu sıkıntı kolaylıkla geçebilecek bir duygudur onun. Cemal de bu sıkıntıyı duyan şehirli akranları gibi, fırlasa evinden, bir sinemada, bir dondurmacının önünde, Zeliş'ini arayıp görebilse, karşıdan karşıya küçük bir el sallama, bir "Nasılsın" yeterdi bu sıkıntısının dağılmasına. Ondan sonra döner yatağına girerse uyku tutardı gözünü. Ama Cemal' in gerçekleştirmesine imkân olmayan bir durumdu bu.
Cemal’in sıkıntısını okuyucuya aktarmak için yazar aşağıdakilerden hangisine başvurmuştur?
13) “Genç kız: ‘ben de, ben de bu bahçe gibi çürüyeceğim.’ dedi.”
Bu cümlede hangi söz sanatı yapılmıştır?
14) “ Cemal ile Zeliş kuşluğa kadar oturdukları yerde zor oturdular. Hava sıcak, sırtlarındaki gömlek dar, çardak havasız, tütünler yapışkan, etrafındaki insanlar gürültücü, çekilmez geldi ikisine de...”
Cemal ile Zeliş’i bu şekilde düşündüren neydi?
15) Aşağıdakilerden hangisi Kiralık Konak romanının ana fikridir?
16) — Ne yaparsın söyle bakalım? A kıpışık gözlü, a şapşal suratlı!
Söyle bakalım ne yaparsın? Bu dünyada erkek kalmadı da, kala kala ben sana mı kaldım? Sen mi benim gözümü korkutacaksın?
Zeliş bu sözleri kime söylemiş olabilir?
17) “Seniha için “...” denildi mi, Naim Efendi Konağı’nda akan sular dururdu. Başta büyükbaba olmak üzere, anne, baba, kardeş, hizmetçiler bu kelime karşısında ne yapacaklarını şaşırır kalırlardı.”
Romana göre boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
18)  “… Eskiye ait olan Naim Efendi’ye kızmaktan öte ondan nefret eder. Naim Efendi, eskiye ve kokuşmuşluğa ait biri, narin kişiliğiyle kolaylıkla saldırılabilecek bir insan ama belki de en önemlisi Batı’ya bir öykünmesi olmayan Batı’ya ait bir şey taşımayan bir İstanbullu.”
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki isimlerden hangisi getirilirse Kiralık Konak’taki karşıtlıklardan biri örneklenmiş olur?
19) Hakkı Celis Büyükada’ya gittiği zaman oradaki arkadaşlarının tavırları karşısında neler hisseder?
20) “Kardeşim, kardeşim, bunlar bizim sebeb-i felaketimiz olacaklar.”
Naim Bey’ i uyaran Selma Hanım “sebeb-i felaket” olarak kimleri görmektedir?
21) “Evet, evet. Ben de en ziyade buna seviniyorum. Doğrusu, kızın huyunu bozan bütün bu münasebetsiz kimselerdi. Hele o iki kız kardeşler yok mu? Ne sinsi, ne içlerinden iğnelidirler, bilmez misiniz? Sonra Belkıs, mebusun karısı Belkıs Hanım... Nişantaşı’nda kiminle görüştüysem, bana, Seniha’nın bu kadınla düşüp kalkmasına hayret ettiğini söyledi. Meğer yapmadığı yokmuş.”
Bu parçada savunulan düşünce ile doğrudan ilgi kurabilecek atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
22) "Seniha, gözleri yarı kapalı, uzun kirpikleri arasından Faik Bey’i süzdü. Onda hiç uyumamış bir adam hâli vardı, göz kapakları sarkmış ve ağzının iki tarafındaki çizgiler derinleşmişti. Seniha, bir uyku arasından gibi seslendi:”
Yukarıda verilen paragrafta anlatım biçimlerinden hangisi ağır basmaktadır?
23) “ İki aydan beri bana yüzünü göstermeyen bir adamın evinde bundan fazla nasıl oturabilirim? Hem doğrusu, bu evde bir türlü rahat edemiyordum; senelerden beri bu geniş odalarda altı ay kış bir türlü ısınmanın, senelerden beri altı ay yaz bir taraftan nefes almanın imkânını bulamadım.”
Yukarıdaki metinden hareketle konaktan şikâyetçi olup taşınmak isteyen kişi kimdir?
24) “ Hiç şüphesiz arkamızda bıraktığımız mazinin son feryadı ve önümüzde hissettiğimiz uçurumun ilk ürpertisi...........’dir.”
Romanda Hakkı Celis’in ağzından söylenen bu sözlerle kastedilen kimdir?
25) “Bugün istesem ben ona varırım; bugün istesem o beni alır; dünya bir araya gelse, kimseler bizi ayıramaz. Fakat ne çare ki istemiyoruz. Zira evlenme hakkındaki fikirlerimiz sizinkilere hiç benzemiyor. Bizim için evlenme bir kalp meselesi değildir. Ne de bir uzvî zarurettir.”
Seniha ve Faik için evliliğin tanımı aşağıdakilerden hangisi ile özetlenir?