1) " Mor Salkımlı Ev'deki ilk devre sona erdikten sonra, kafa itibarıyla kendi yaşımdaki çocuklardan o kadar farklı idim ki adeta yaşıtlarımın normal ve tabii hayatlarına yabancı kalmıştım. Muhitin ıstırapları ve sıkıntıları düşüncelerime renk ve istikamet veriyordu. Esasen sıkılgan ve kendi içime çekilmiş olan tabiatım, o kadar büyüklerle dolmuştu ki şahsiyetimin serbest inkişafına (gelişmesine) engel oluyordu. "  Aşağıdakilerden hangisi yazarınmetinde anlatmak istediklerinden biri değildir?
2) Yazarın ilk eşinden ayrılma sebebi nedir?
3) "“…Etrafımızda ve başımızda ……. rüzgârdaki kadife gibi yumuşak uğultuları, hiçbir ağaca benzemeyen ahenkli salıntıları vardı. Beni oraya götürmüş olan uşak birdenbire, ‘Geliyor, geliyor!’ diye bağırdı. Çocuklar kaçıştılar. Ne geliyordu bilmiyorum, fakat arkamda bir ürperme vardı, ellerim, alnım terden sırılsıklamdı. Uşak yolda bize bu ağaçlar hakkında garip şeyler anlatıyordu…” Bahsedilen bu ağaç hangisidir? "
4) "‘…Her şeye rağmen onun üzerimdeki tesiri büyükbabam kadar mühim olmuş, ikisinden de birçok şeyler tevarüs etmiştir. Yazı yazmak tarafımın ondan geldiğine hiç şüphe yoktur. Zamanının ve belki de tahsilinin derecesi, bir muharrir olmasına mâni olmuştur; fakat en bahtiyar zamanı bir tarafa çekilip birtakım aşk hikayeleri veya şiirler yazdığı saatlerdir…’ Metinde, bahsedilen kişi kimdir? "
5) Yazarın ilk eşinin adı nedir?
6) Yazarın çocukluğunda Üsküdar Çarşısı'nda izlediği Karagöz oyunu ile hangi romanındaki hangi karakterini oluşturmuştur?
7) Halide’nin üvey ablasının adı nedir?
8) " Zola'ya o kadar genç yaşta iken dalmak, insaniyeti onun gözleri ile görmek, hayli uzun süren bir uykusuzluk nöbeti yaptı." Yazar bu cümlede neyi anlatmak istemiştir?
9) Yazar küçük yaşlarında annesinin ölümünün ardından bir gün bütün komşuları başına toplamış ve sürekli ağlamıştır. Yazarın bu şekilde davranmasının sebebi nedir? 
10) ‘…Kürt çocukları, doğru sözlü, beklenilmeyen derecede insana bağlanan ve belli etmemelerine rağmen çok şefkatliydiler; fakat onları idare edebilmek için mutlaka adalete ve hakka bağlı , aynı zamanda çok kuvvetli bir irade lazımdı. Mamafih liderlik  özellikleri zayıftı, çünkü çabuk hiddetlenirler ve hislerine mağlup olurlardı. İdaresi en kolay olanlar  …… çocukları idi, disiplin ve liderlik kabiliyetleri çok kuvvetli olduğu gibi çok sakindiler…’
Yazarın bahsettiği ikinci tip çocuklar kimlerdir?

11) ‘…Mamafih, erkeklerden kadınlar kadar çekinmez ve sıkılmazdım. Herhalde erkekler, insana kadınlar gibi şahsi sualler sormazlardı. Aynı zamanda  ……… gibi bir hocadan İslâmiyeti öğrenmek bana dinimiz hakkında sarih fikirler veriyordu…’
Parçada boş bırakılalan yere aşağıdakilerden hangisi getirillmelidir?
12) " Mamafih ........................ 'da yiyecek yok denilemezdi.(...) Çocukların hemen hepsi küçük, büyük, hasta veya ayakta, artık insan yavrusu olmaktan çıkmışlardı. Hayvanlar nasıl bütün ihtiyaçlarını her yerde defederlerse bu çocuklar da, alenen yatak içinde ve dışında aynı şeyi yapıyorlardı. Kıyafetlerinden ve yüzlerinden bazı çocukların hangisi kız, hangisi oğlan bilemezdiniz."  Burada bahsedilen yer neresidir?
13) ‘Pembe beyaz bir yüz, mini mini bir ağız, arkasında altın gibi sarı saçlar iki kalın örgü ile sallanıyor, başında eşil ipekli bir mendil sarılı, sırtındaki lacivert esvap bu parlak renklerle latif bir tezat yapıyordu. Küçük kız bu renk ahengine bayılmıştı. Yeni çiçek açmış bir badem ağacı gibiydi…’
Yukarıdaki metinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
14) " Halide’nin küçükken yakalandığı hastalık nedir? "
15) Mor Salkımlı Ev'in asıl sahibi kimdir?
16)
Küçük kız hakkında söylenen söz nedir?
17) Mor Salkımlı Ev isimli eser yazarın hangi dönem anılarını kapsar?
18) ‘…O günlerde aldığım bir imzasız mektup bir resim halinde hafızamda kalmıştır. Bu, hayatımın tehlike işaretlerini ilk ve belki de en korkuncu idi. Dah evvel söylediğim gibi yazılarım sadece içtimaî, edebî ve fikrî meselelerle alakâdardı. Birdenbire karışan parti siyasetinin fırtınasından daima uzak kalmıştım. Fakat bu dahî bana çok görülmüştü; çünkü ………... gazetesine yazıyordum…’
Yazarın, yazılarından dolayı tehdit aldığı bu gazete hangisidir?
 
19)  "İskemleden kalkmaya çalışırken Haminnne’nin hastalığı esnasında sık sık duyduğum bir sancı yanıma saplandı. Kımıldayamadım, inledim. Dr. Adnan ‘Neyiniz var?’ diye sordu, ‘Yanımdaki sancı,’ dedim."
Yazarın yakalandığı bu hastalık nedir?

20) "‘..Günahkârların karanlık sahasından bahsederken burada ben de ilk günahımı anlatacağım. Bu günahı Şayeste ile paylaştık. Nereden bulduğunu sorunca …….. aldığını söyledi. Beraberce gidip aşırdık…’ Şayeste ile Halide’nin yaptıkları bu eylem nedir? "
21)  ‘…eşime bir telgraf çekerek çocuğumuzun hastalığını bildirdim ve hemen yanımıza gelmesini söyledim. 1 Mayıs’ta geldi. Küçük hâlâ yatakta fakat tehlikeyi atlatmış ve kardeşine de bir hastalık geçmemişti….’
Çocuğun yakalandığı bu tehlikeli hastalık nedir?

22) ‘…Ben, güneşi de yağmuru da içine alan işlenmiş toprak gibi hocamın zengin hafızasının bütün servetini içime sindirmeye çalışıyordum. O da, o zaman yazmaya çalıştığım küçük şeyleri okur, beğenir ve beni bu yolda teşvik ederdi… Kendisi de bu sadelik içerisinde , bu yeni şeklin daima başta gelen küçük şaheserlerini yazmaya başlamıştır…’
Yazarın, metinde bahsettiği hoca kimdir?

23) " İnsanlar için birbirini anlamak, sulh içinde beraber yaşamak herhalde şu veyahut bu esasa dayanmak, şu veyahut bu ideale saplanmakla dahi mümkün olmuyor. Burada hep Kant'ın bir sözünü hatırlarım: ' Dünya sahnesine insanların girişini, şiddetle bir nefret duymadan seyretmek mümkün değildir.Çünkü insanların birbirine yaptıkları kötülük tabiatın yaptığından çok daha fazladır.' " (s.226) Yazarın burada söylemek istediği şey nedir?
24) " Behçet Bey, bana buradan vaktiyle Musa Peygamber ve Yavuz Sultan Selim'in geçtiğini hatırlattığı zaman pek de alakadar olmadım. Peygamber veya padişah veya herhangi bir fert orada kendisini, milyarlar ve milyarlar içinde bir tek kum tanesi gibi hissetse gerektir, diyordum."  Bu metinde bahsedilen mekan neresidir?
25) "‘... Bu ev, Ihlamur’a giden uzun caddeye inen, birbirine muvazi dik yokuşlardan birinin hemen tepesindedir. Bu evden sonra gelen kocaman kırmızı kâgir konak, bu yokuşun son evidir. Tepenin solu koyu yeşil çamlar, nazlı söğütler arasında Abdülhamid’in Beyaz Saray’larını görürken, sağ tarafı Adalar Denizi’nin mavi sularına bakar…’ Yukarıdaki metinde bahsedilen ev hangisidir? "