1) " Bu akşam ilk defa mahya denilen şeyi gördüm." cümlesindeki "mahya" sözcüğünün anlamı nedir?
2) ‘…O günden sonra kendisi ile aramızda bir fikir ayrılığı olsa, onun terk edilmiş bir ihtiyar kadın için nasıl bir çocuk gibi ağladığını hatırlarım ve aramızdaki boşluk ve çukur derhal dolar…’
Yazarın, Arap diyarında yaptığı yolculuk esnasında yolda karşılaştıkları çaresiz bir ihtiyar kadının haline ağlayan yol arkadaşı kimdir?

3) Eseraşağıda verilen zaman dilimlerinden hangisini konu almaz?
4) ‘Fakat her zaman, herhangi şart içinde ızdırap çekenlere kalbim ve kollarım açıktır. Ve ben Arap diyarına, bilhassa en çok aralarında kaldığım  ……….’a acı günlerinde gittim. Ve insan takatinin tahammülü derecesinde de kendi mahdut sahamda onların dertlerine ortak oldum…’
Yazarın bahsettiği bu Arap diyarı neresidir?
5) Yazarın, ölüm anında dokuz gün başında beklediği, çocukluk anılarıyla arasındaki son bağ olarak gördüğü kişi kimdir?
6) ‘…Akdeniz dalgaları vapuru sadece sağa sola yalpa vurduran cinsten değildi. Beklemediğiniz bir anda vapur havaya kalkar inerdi. Akdeniz, nereden hücum edeceği, nerenize çelme atacağı bilinmeyen bir yaramaz çocuğun azgınlığına benzer…’
Yukarıdaki metinde hangi söz sanatı vardır?

7) Halide’nin babasının adı nedir?
8) Büyükbabası yazara neden "Halit" ismiyle seslenmiştir?
9) Yazarın ilk eşinin adı nedir?
10) Aşağıdakilerden hangisi yazarın küçük bir kızken gittiği ve kendisini mutlu hissettiği yerlerden biri değildir? 
11) "“…Yer yatağından hemen kucağına sıçradım. Beni kollarının arasına sıkıştırdı. Bir taraftan saçlarımı, yanaklarımı öpüyor, bir taraftan da ‘Sütnine hain, hani kahvemiz, sütümüz?’ diye bağırıyordu. Bir dizinde ben, diğer dizinde kahve fincanı, artık her sabah….” Halide ve sütbabasının her sabah yaptıkları şey nedir? "
12) " Zola'ya o kadar genç yaşta iken dalmak, insaniyeti onun gözleri ile görmek, hayli uzun süren bir uykusuzluk nöbeti yaptı." Yazar bu cümlede neyi anlatmak istemiştir?
13) Aşağıdakilerden hangisi yazarın eğitim ile ilgili görüşlerinden biri değildir?
14) "‘..Günahkârların karanlık sahasından bahsederken burada ben de ilk günahımı anlatacağım. Bu günahı Şayeste ile paylaştık. Nereden bulduğunu sorunca …….. aldığını söyledi. Beraberce gidip aşırdık…’ Şayeste ile Halide’nin yaptıkları bu eylem nedir? "
15) " Ah o çaresiz, sesi kısan, boğazı kurutan korku. Saçların dibini ıslatan ecel teri. Gözleri evlerinden fırlatan dehşet...O anı küçük kız ömrünün sonuna kadar unatamayacaktır."  Yazarın küçüklüğünde onu bu kadar korkutan şey nedir? 
16)
Flora kimdir?

17) ‘…Mamafih, erkeklerden kadınlar kadar çekinmez ve sıkılmazdım. Herhalde erkekler, insana kadınlar gibi şahsi sualler sormazlardı. Aynı zamanda  ……… gibi bir hocadan İslâmiyeti öğrenmek bana dinimiz hakkında sarih fikirler veriyordu…’
Parçada boş bırakılalan yere aşağıdakilerden hangisi getirillmelidir?
18) Yazar ilk eşiyle kaç yıl evli kalmıştır?
19) Yazar babasının ikinci evliliğinden bir süre sonra aşağıda isimleri verilen kişilerden hangisiyle bir arada yaşamamıştır?
20) Halide’nin üvey kardeşinin adı nedir?
21) Yazarın Amerikan Koleji'ne gittiği yıllarda ev sakinlerinin endişesi nedir?
22)  
Halide’nin halayığının adı nedi?

23) " İnsanlar için birbirini anlamak, sulh içinde beraber yaşamak herhalde şu veyahut bu esasa dayanmak, şu veyahut bu ideale saplanmakla dahi mümkün olmuyor. Burada hep Kant'ın bir sözünü hatırlarım: ' Dünya sahnesine insanların girişini, şiddetle bir nefret duymadan seyretmek mümkün değildir.Çünkü insanların birbirine yaptıkları kötülük tabiatın yaptığından çok daha fazladır.' " (s.226) Yazarın burada söylemek istediği şey nedir?
24) Yazar bir ramazan gecesi sütninesi ile gittiği bir camide vaizin konuşmalarının ardından " Ben korktum, sürünerek Bacı'nın yanına gittim, çarşafın içine saklandım. O anda din bana müphem(belirsiz) ve korkunç bir şey gibi görünüyordu." (s.65) sözlerini söyleyerek neyi anlatmak istemiştir?
25) ‘… adlı romanımı çocuğumun hastalığı esnasında uykusuz geçen gecelerde yazmıştım. Her ne kadar doktorlar hastalığının pek o kadar tehlikeli olmadığını söylüyorlardıysa da asabının uğradığı sarsıntı onu kötü bir hale sokmuş, her gece geçirmiş olduğu acı günleri bağıra bağıra sayıklamaları ile canlandırıyordu…’
Yazarın, bahsettiği romanı hangisidir?