1) “Fiyatını sordum, öyle bir fiyat söyledi ki herif, yere yıkılayazdım.” Altı çizili sözcüğün kelime anlamı nedir?
2) “Bir tarafta çoban Seyd-Ali, bir tarafta babası; Ayşe ikisi arasında karanlıklar, kederler içinde kalmıştı.”   Ayşe’yi bu şekilde düşünmeye sevk eden olay nedir?
3) Ermeni doktor Tatarları kime benzetiyor?
4) Ayşe bir çoban olan Remzi’ye gönül verdiğini babasına nasıl ifade eder?
5) “Bekir titriyor, ama korkmuyor, ağlamıyor, kaçmıyor, imdat beklemiyor. Kimden bekleyecek? İmdat Allah’tan gelmezse kimden gelecek? Bu ağaçları kesen, yüzyıllık meşeleri, çamları deviren, toprağın üstünde varı yoğu yakan, yıkan, kasıp kavuran, toprağı altüst eden, bağlara taşları deviren, insan eli değil ki! İnsan eli nasıl yapabilir bunu?” Yukarıdaki paragrafa göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? 
6) Ayşe’nin, Remzi’yle evlenmekte acele etmesinin sebebi ne olabilir?
7) Bekir Ayşe’yi çoban Seyd-Ali’nin oğluna ne zaman veriyor?
8) Ayşe bahçe kenarındaki Rusları babasının kovmasına izin vermiyor ve “Onlar da Allah’ın kulları” diyor. Yazarın bütün karakterlere roman boyunca benzer ifadeleri kullandırmasındaki amacı ne olabilir?
9) “Son zamanlarda, hele Molla İreceb’in iki koyunu çalındıktan sonra, köylülerin bu hırsızlığa aldırmadıklarını, hatta inanmadıklarını görünce, geniş kalın omuzlarıyla kendisini bir duvar gibi, köyden ayırmıştı.” Enver’le ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur? 
10)  “-Bekir Ağa, acele et, senin Macik’e bir şeyler oluyor. Bekir’in bel kemiğinden soğuk bir titreme geçti, yüreğini bir şeyler sıktı, birdenbire dizleri kesildi.” Hastalanan Macik’e aşağıdaki tedavi yöntemlerinden hangisi uygulanmamıştır? 
11) Köydeki çocuklar yaşlı Rus’un peşinden niçin koşuyorlar?
12) Gencin sakalı sarı ve seyrekti; saçları bir takke gibi desdeğirmi kesikti; saç uçları kaşlarına, kulaklarına sarkıyordu. İhtiyar sakallı saçlarıyla, dün akşam Ayşe’nin okuduğu gazetedeki Kala Mala’nın resmine çok benziyordu.”            Yukarıdaki parçada yazar kimleri tanıtmaktadır?
13) Ruslar köy yollarını yaptıktan sonra Çilingir, atların nallarının ancak bir yıl kullanılabileceğini söylüyor. Neden?
14) “Yaşasa bile bu yurdun güzelliği Ruslarla on para etmez. Vallahi, billahi etmez!” Bekir’in köye Rusların gelmesinden sonra söylediği bu sözleriyle asıl anlatmak istediği nedir?
15) Seyd-Ali’nin kirazlarını Yalta’da kim satıyor?
16) "Hanın dışı da içi gibiydi. Çok geniş ve iki katlıydı. İlk katı sıvasız, aslındaki kirliliği kötü hava nedeniyle daha da artmış, kararmış olan koyu kırmızı tuğladan yapılmıştı. Üst kat öteden beri süregelen bir gelenekle sarıya boyanmıştı."
Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım tekniği kullanılmıştır?"
17) “Rus, gözden bütün bütün kaybolmadan Bekir’e bir kez daha haykırdı., sustu. Uzakta, yolun üstündeki bayırın gerisinde gözden silindi.” Ruslar Bekir’e tarlaya yaklaşma derken Bekir onları dinlemeyip neyin hayalini kurar?
18) “Enver: Devirirler, barut sağ olsun! Türkler Çanakkale’de koca İngiliz gemilerini batırdılar. Fazla barutları olsaydı İngiltere’yi bile batırırlardı. Kayayı adamakıllı oyup içine bir varil barut doldururlarsa değil Kuşkaya’yı,Gelinkaya’yı bile uçururlar.” Bu sözlere Bekir’in sinirlenmesinin sebebi ne olabilir?  
19) “Vah biçareler! Ben zengin değilim ama varımı yoğumu veririm size ! ” -Esma , sofrayı hazırla ! -Kimlermiş ? -Kim olursa olsunlar , Allah’ın kulları işte , görmüyor musun ? Yiyecek içecek çıkar. Yukarıdaki metinden Bekir’le ilgili nasıl bir sonuca varılabilir?  
20) Bekir Ağa’nın evine aldığı yaşlı Rus’un oğlunun adı nedir?
21) “Biraz sonra balta sesleri kesildi, bacadan bir duman şeridi yükseldi; önce ince beyazdı duman, sonra kalınlaştı.” Bekir’in terkedilmiş evine ne olur? 
22) İvan, köylere yerleştirilmek üzere Rusya’dan  gemilerle getirilen insanların arasına niçin karışıyor?
23) Bekir şosede ilk defa gördüğü Ruslara selam verdiğinde onlara niçin sinirlenir?
24) Ayşe, babası öldükten sonra evlerine Rusların yerleştiğini öğrenince ne yapar?
25) Enver, bahçesine giren hırsızlara ne yapıyor?