1)  “Bekir Macik’le beraber Rum köyünden dönerken evinin önünde, geniş bostanı şoseden ayıran taş duvara sıralanmış incir ağaçlarının altında gözüne iki insan gölgesi ilişti.” Bekir’e göre bu iki insan kimdi? 
2) Aşağıdakilerden hangisi Çıfıt Levi’nin en önemli kişisel özelliğidir?
3) Ayşe, Macik’i çobana götürürken Remzi’yle karşılaştığında niçin utanır?
4) Çıfıt Levi, beş yüz ruble yerine Bekir’e ne veriyor?
5) “Belki de kızına karşı kendi kuvvetini mübalağa etmişti biraz. Ama ne olmuştu canım? Evdeki pazarın .............. .............. sanki ilk defa mı görülüyordu?” Boşluğa aşağıdaki kelime gruplarından hangisi gelmelidir?  
6) Köylüler, Macik’in sütten kesilip hastalanmasını, Bekir’in ensesinden çıban çıkmasını, Enver’in oğlunun damdan düşmesini neye bağlıyor?
7) Bekir bir gün öleceğini hatırlayınca Enver’e ne söylemeyi düşünüyor?
8) “Bu zavallılara bak, Enver iyice bak! Bunlar da senin kanından, bunlar da Tatar! Ama senin gibi değil onlar…” Altı çizili sözcükle anlatılmak istenen düşünce nedir?
9) “.................toprağına bağlı onu seven , ama kimsenin de zorla kendi elinden toprak almayacağına inanan saf gönüllü bir köylüdür .” Tanıtılan bu roman kişisi kimdir? 
10) Bekir’in ölümüne sebep olan şey nedir?
11) “Tütünlerin tarladan aranlara kaldırılmasını, işler bittikten sonra köycek gidilmesini bekleyecekti. Hem bu toplu gidişler daha hoş, daha eğlenceli oluyordu. Arabalarıyla köyün kenarına toplanıyor, kızlar atların yelelerine, koşumlarına çiçekler takıyor, çalgı, şenlik arasında tıpkı.........................gibi denize gidiyorlardı.” Boşluğa aşağıdaki seçeneklerden hangisi gelmelidir? 
12) Bekir şosede gördüğü ihtiyarı kime benzetir?
13) “Toprak onları kırıp eziyor, onlara bin bir türlü meşakkatler çektiriyor, onları öldürüyor ama onlar gene de her şeyden çok, kendilerinden çok toprağı seviyorlardı.” Yazar, Bekir’e ait olan bu sözlerle okuyucuya neyi hissettirmeye çalışıyor?
14) Çoban Seyd-Ali de padişah torunuydu sanki! Hindi gibi kabarıp durmuş, hal hatır sormadan, Bekir’in yüzüne bakmadan çıkıp gitmişti.” Bekir’le Seyd-Ali’nin barışmaları nasıl olmuştur? 
15) “… Sakallı, omuzları çökük, göğüsleri batık, çoğu yalın ayak, çoğunun da ayakları çul çaput sarılıydı. Sanki bu dünyadan değildiler.” Paragrafta hangi anlatım tekniği uygulanmıştır?
16) Çıfıt Levi Ruslardan dayak yedikten sonra nereye gitmek için yola çıkıyor?
17) “Bir tarafta çoban Seyd-Ali, bir tarafta babası; Ayşe ikisi arasında karanlıklar, kederler içinde kalmıştı.”   Ayşe’yi bu şekilde düşünmeye sevk eden olay nedir?
18) Ayşe’nin, Remzi’yle evlenmekte acele etmesinin sebebi ne olabilir?
19) Ayşe evlendiği zaman kaç yaşındadır?
20) “Topograflar tarlasını ölçerken Bekir’in aklına bir şey geldi. Birden elini dizine vurdu, ayağa kalktı : “Vay anasını, buldum! ” dedi, tekrar taşın üzerine oturdu. “Bunlar topograf değil, hepsi cambaz, sihirbaz bunlar. Vay anasını, bu zamana kadar kafa patlattım, birden bulamadım, sihirbaz bunlar!” Yukarıdaki paragraftan hareketle Bekir hakkında ne söyleyebiliriz? 
21) “Yollardan, kıyılardan, tarlalardan karanlıklar, kalkıp onun gözlerinde toplanmış gibiydi. Gözlerinin etrafı simsiyahtı, soluk yüzü yüzyıllık bir kederin eseriydi.” Altı çizili sözcükle asıl anlatılmak istenen düşünce nedir?
22) “Kırım’da Tatarların çoğalmasını, Tatar kadınlarının her yıl doğurmalarını on yılda, Kırım’da en azından on milyon Tatar olmasını candan arzuladı.”   Çıfıt Levi’nin böyle bir şey istemesinin sebebi nedir?
23) “Bekir titriyor ama korkmuyor, ağlamıyor, kaçmıyor, imdat beklemiyor. Kimden bekleyecek? İmdat Allah’tan gelmezse kimden gelecek? Bu ağaçları kesen, yüzyıllık meşeleri, çamları deviren, toprağın üstünde varı yoğu yakan, yıkan, kasıp kavuran, toprağı altüst eden, bağlara taşları deviren, insan eli değil ki! İnsan eli nasıl yapabilir bunu ?” Yukarıdaki paragrafa göre Bekir, tarlasıyla ilgili nasıl bir sonuca varmış olabilir? 
24) Bekir, İvan’ın yanına gelen Rus komiseri Yegorof’a sürekli düşündüğü bir olayla ilgili olarak ne soruyor?
25) “Hayvanın kursağına, kafasına vurdu yumruğuyla. Dayanamadım, arabadan atladım, atı dövme! Diye yalvardım. O dövüyordu, ben ağlıyor, yalvarıyordum. Tüketirim sizi Müslümanlar! diyordu. Bekir’in Ayşe’si elime düşsün bir, onu da böyle döveceğim, Remzi’yi de türmeye atacağım! Diye bağırıyordu. Ey, Ayşe deyince yüreğim tıkandı, amca! Canıma bir şey yetti, tak etti. Ne sağıma baktım, ne soluma, elim arabanın tahtasına değdi, kopardım, nasıl oldu bilmem, indirdim tahtayı İvan’ın kafasına. Leş gibi serildi yol ortasına.” Yukarıdaki paragrafa göre aşağıdakilerden hangisi Sabri’nin İvan’a saldırma sebeplerinden biri değildir?