1) Mir’at-i Şuûn gazetesinin imtiyaz sahibi kimdir?
2) “Karşısındaki on adımlık yer, gözüne yürümekle bitmez tükenmez, sonu gelmez bir mesafe gibi görünüyordu. İki adımda bir ayakları birbirine dolaşıp düşecek gibi oluyor, sonra yine doğruluyordu. Yürüyorlardı. Beyazıt Meydanına geldikleri zaman, gözlerini çevirip bir tarafa bakacak mecali kalmamıştı. Bacakları güya vücuduna bağlanmış birer kurşun külçe gibi ağır gelmeye başladığından vücudundaki bütün kuvveti sürüklemeye ancak yetişebiliyordu.” Yukarıdaki parçada yazar, Hacı Ömer’le beraber yürüyen küçük bir kızın durumunu anlatmıştır. Kızın bu durumunun asıl sebebi aşağıdakilerden hangisidir? 
3) Aşağıdakilerden hangisi romanın realist özelliklerinden biri değildir?
4) “Hiçbir suçu ve kimseye küçük bir zararı olmayan, tarla faresi ve sıçan gibi zararlı hayvanları avlayarak çiftçiye bilakis faydası dokunan bu zavallı kuş da insanların çirkin bir iftirasına uğramıştır… Güya felaket habercisi olduğu, uğursuzluk getirdiği söylenir…” Yukarıdaki parçada hangi anlatım tekniği kullanılmıştır? 
5) “O güne kadar hiçbir kadın Celal’i ciddi şekilde ilgilendirmemiş, yirmi üç senelik hayatına aşkın ve ıstırabın zerresi karışmamıştı. Şu anda karşısında, karanfil yaprakları kadar zarif, ince, hassas dudakları titreye titreye ağlayan genç kıza karşı kalbinde, mahiyetini henüz kendi de tayin edemediği bazı müphem hisler uyanmaya başlıyordu… Dünya yüzünde eski Yunanlıların, her biri gerçekten ayrı bir sanat âbidesi olan, kadın heykellerinden başka güzel tanımayan genç ressam galiba seviyordu…” Yukarıdaki parçada Celal Beyle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? 
6) “Yattığı odada bir minderle onun köşesinde yine küçük bir minder vardı. Odanın ötesinde berisinde birer küçük şilte göze çarpıyordu. Köşedeki masanın üstünde küçük bir Çanakkale testisiyle, su bardağından başka bir şey yoktu.” Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangisi kullanılmıştır? 
7) Celal Bey’in yurtdışında eğitim aldığı yer neresidir?
8) Aşağıdaki kişilerden hangisi eser boyunca Dilber’i seven kendisine yardım etmek için çaba gösteren kişilerden biri değildir?
9) “Yattığı odada bir minderle onun köşesinde yine küçük bir minder vardı. Odanın ötesinde berisinde birer küçük şilte göze çarpıyordu. Köşedeki masanın üstünde küçük bir Çanakkale testisiyle, su bardağından başka bir şey yoktu.” Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangisi kullanılmıştır? 
10) Hüseyin Nazmi, Siyasal Bilgiler’den mezun olunca nerede çalışmaya başlamıştır?
11) “Ağlamak uğradığımız felaketlere karşı, vücudumuzda kalan son kuvvetin acı bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o iktidarın da artık mahvolduğu ve yerini tesirli bir sükûnete bıraktığı anlardır. Bu türlü sükûnet ise en şiddetli elem gözyaşlarından daha gönül yakıcıdır.” Yukarıdaki parçada hangi anlatım tekniği kullanılmıştır? 
12) “Bence en gerçek saadet, temiz bir ruhun aynası olan iki güzel göz; en büyük zenginlik de, iyi bir kalbin hislerini gösteren gül renkli dudaklardan akseden tatlı bir tebessümdür.” diyen Cemal Beye en gerçek mutluluğu aşağıdakilerden hangisi sağlayacaktır?
13) “Sanki üstad bir ressam eliyle orantılı çizgileri çizilmiş, fakat rengi verilmemiş bir portreydi.” cümlesinde yazar, küçük bir esir kızın durumunu anlatmaktadır. Yazarın, bu kızı ‘rengi olmayan bir portre’ye benzetmesinin sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
14) Mir’at-i Şuûn gazetesinin başyazarı kimdir?
15) Rus şirketinin Batum’dan  gelen ticârî vapuru Tophane önlerinde demirlemişti. Vapurun gelmesini bekleyen birkaç kişi hemen güverteye atlamışlardı. Bunlardan biri uzun boylu, geniş omuzlu, seyrek siyah bıyıklıydı; etekleri ayaklarına kadar uzun, beli gayet dar bir Çerkez paltosu giymişti.” Yukarıda bahsedilen kişi kimdir?
16) Dilber, Asaf Paşanın evinden de ayrıldıktan sonra Celal Bey ne yapıyor?
17) Ahmet Cemil’in bir yere gitmek için belli bir fikri olmadığı zamanlarda, ayaklarının onu götürdüğü yer neresidir?
18) “Demin konuşan ve şiir okuyan kızın, hava mavisi gözlerinde titreşen yaş damlaları arasında, bazı rutubetli gecelerin semasında, kalplerimizi heyecandan heyecana sürükleyen aşk yıldızları gibi, sevdalar içinde görülen bir hayalden hiç bahsetmek istemediği hâlinden anlaşılıyordu…” Yukarıdaki parçadan hareketle, yazarın üslubu hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? 
19) Ahmet Cemil’in Mir’at-i Şuûn gazetesinde işe başladıktan sonra hayallerini süsleyen, annesine de söylediği ümidi nedir?
20) Ahmet Cemil, Askerî Lise’de en çok hangi dersten sıkılmıştır?
21) Ahmet Cemil’in bakış açısından Raci için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
22) “Yıldızlar karanlıklar içinde parladığı gibi, fakirlik ve sefalet içinde parlayan saf ve yüksek ruhlar yok mudur?” cümlesindeki altı çizili sözcükte hangi anlam özelliği vardır?
23) Dilber’in, Mısır’dayken İstanbul’a dönmek istemesinin sebebi aşağıdakilerden hangisi olabilir?
24) “Merhamet ve şefkat duygularından zaten nasibi olmayan kalbi, insan ticareti yapa yapa büsbütün katılaşmış ve nasırlaşmıştı. Kalbinden o büyük yuvarlak gözlerine akseden vahşilik izleri, kaplan bakışlarında okunur, başkalarının uğradığı en müthiş felaketten bile zerrece müteessir olmaz; kendi çıkarından başka hiçbir şey düşünmezdi.” Yukarıdaki parçada hangi anlatım tekniği kullanılmıştır? 
25) Dilber, son olarak satıldığında nereye götürülüyor?