1) Tevfik ikinci kez gönderildiği sürgünden ne zaman ve nasıl kurtulmuştur?
2) Sabiha Hanım evdeki cariyelerden biri olan Kanarya’nın oyununu izledikten sonra “Tavus kuşu gibi aptal aptal döndü dolaştı.” diyerek onun dansını beğenmediğini ifade etmesinin nedeni nedir? (s.67)
3) İmam: Törelerine, dinine bağlı ancak yeniye, değişikliğe tahammülü olmayan bir zihniyetin Rabia: Doğu mistiğinin, Doğu kültürünün aynı zamanda Batı ile tanışmış ılımlı kişiliğin Peregrini: Akla dayanan batı felsefesinin Tevfik: Dönemin sanat anlayışının temsilcisi olarak Sinekli Bakkal romanında karşımıza çıkar. Yukarıda verilen isimlerden hangisi yanlış açıklanmıştır?   
4) Rabia, kendisine özel bir yakınlık duyan Bilal’den neden uzak kalmak istiyor?
5)    “Yıldız’ın uzun bir yılan gibi kıvrılan beyaz tozlu yollarından arabasının siyah atları uçar gibi inerken, karısını (…) görüyor gibiydi. (s.217)   Selim Paşa’nın ağzından çıkan bu cümlede altı çizili sözcük hangi anlamda kullanılmıştır?
6) “Her şey an, an nûr içinde, sonra daimi karanlık… İşte geldi, işte gidiyor… İnsan ömrü, kâinatın hayatı nûr içinde bir an görünüp, sönen hayal… Bir gölge oyunu!” (s.117) Bu cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?  
7) Romanla ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
8) Rabia, bir zamanlar Selim Paşa konağında cariye olan Kanarya ile daha sonra nasıl karşılaşır?
9) “Burası dünyanın herhangi yerindeki bir fukara ma¬hallesinden çok farklı değildir. Bir geçitten ziyade toplan¬tı yeri: Mahalleli orada muhabbet eder, konuşur, kavga eder, eğlenir. Hayatın orada geçmeyecek bir safhası yok gibidir. İhtiyarlar, vaktiyle çeşme başında doğuran kadın bile Olduğunu gülerek rivayet ederler.” Yukarıdaki paragrafta anlatılan yer aşağıdakilerden hangisidir?  
10) Peregrini, Vehbi Dede’yi niçin kıskanmaktadır?
11) Rabia ile Emine en son hangi olayla birbiriyle karşılaşmıştır?
12) Sinekli Bakkal, konu bakımından incelendiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
13) “Garbın ruh iklimi bana çok soğuk geldi, Şark ikliminde sükûn (huzur) ve şifa (iyilik) arıyorum…” (s.108) Peregrini bu sözleriyle ne anlatmak istemiştir? 
14) Tevfik toplumun genel ahlakına aykırı davranışlarından dolayı nereye sürülmüştür?
15)  “Romanda, metni sadeleştirmek yerine, anlaşılması günümüz okuyucusu için zor olan kelimelerin anlamlarını aynı sayfanın hemen altında vermeye çalıştık.” diyen birinin amacı aşağıdakilerden hangisi olabilir?  
16) “İki tarafı büyük bahçeler içinde, bahçe ortalarında konaklar, her kapının üstünde büyük bir fener... (…) Hanımelleri, yasemin ve akasya kokuları, fıskiyenin şırıltısı…(s.32) Bu metinde hangi anlatım biçimi ağır basmaktadır?  
17) “Kozadan kelebeğe doğru büyüyen bir mahlûkun aldığı değişik şekiller gibi, o ses de günden güne, seneden seneye değişmiş, derinleşmiş, insan yüreğini alt üst eden bir güzellik, bir mana almıştı.” (s.231)   Bu paragrafta hangi anlatım biçiminden yararlanılmıştır?
18) “Hepsi aynı nurun gölgesi, hepsi aynı ilahi ressamın kullandığı başka başka boyalar…” (s.79) Bu sözleri söyleyen kişinin Vehbi Dede olduğu düşünülürse, bu cümlede “ressam” sözüyle kastedilen nedir? 
19) “Sabiha Hanım içinden: Galatasaray’dan birinci çıktı. Fakat ne yarar, hala Maliye’de küçük bir kâtip. Aylığı terzisine bile yetişmiyor. Babasını beğenmiyorsa, parasını neden sarf ediyor? dedi.” Hilmi Bey, edebiyatımızda bir dönem kendilerinden çok bahsedilen hangi grubun sembolüdür? 
20) “ Bilhassa Sabiha Hanım’ın yanında olmak, yaşamanın kaynağına atılmış olmak demekti, mütemadiyen yeni bir şekil alan hayatı eliyle tutuyor, gözüyle görüyor gibiydi.” (s.62)   Romanda Sabiha Hanım’dan etkilenen bu roman kişisi kimdir?
21) Rabia’ya, Sabiha Hanım vasıtasıyla evlenme teklifinde bulunan kişi kimdir?
22) “_Unutma Vehbi! Aşk hiçbir zaman maddeye bağlanamaz. Ona verdiğimiz isim ve yüz Hallâk-ı âlemin nikabı. Rabia, Rabbimin nur yüzünün bir aksi!” Yukarıdaki paragraf, hangi felsefenin açıklaması olabilir? 
23) “Hayır sahibi bir kadın, merhametli ve atıfetli, sağ elini verdiğini sol eli duymaz. (…) Fakat onun dedikoduya sebebiyet veren başka bir yüzü daha vardır. Saza, söze düşkün, başına bir sürü dalkavuk toplar, dalkavuklarından çarçabuk bıkar, bir dalda durmayan bir kadın!” (s.29)   Yukarıda tanıtılan roman kişisi kimdir?
24) Peregrini hayatına yön veren üç şey olarak neyi gösterir?
25) “Halide Edib Adıvar, daha önceki romanlarında bireysel konuları işlerken, Sinekli Bakkal romanında …” Romanda işlenen konuları göz önünde bulundurarak bu cümleyi aşağıdakilerden hangisiyle tamamlamak doğru olur?