1) Cinayet Zanlısı, maktulün vücudunda her biri üzerinde ısrar edilmiş yaraların olmasını neye bağlamıştır?
2) “…. Gülüm’ün hayatının anlamı, isteklerinin tamamıydı. Onu hemen bütün sokakta beraber ben de tuhaf bir kıskançlık ve hayranlıkla beklerdim. Ayda bir gün, bir perşembeyi cumaya bağlamaya hazırlanan akşamüstü o gelirdi.”   Yazarın beklediği bu roman kişisi kimdir?
3) “Bu esrar dolu büyük sır, çocuk göğsümün üstünde, üstü dikenli bir küreymişçesine verdiği acıya rağmen korku ve kıskançlıkla tarafımdan saklanmıştı.”   Yukarıdaki cümlede kullanılan söz sanatları hangi seçenekte doğru olarak sıralanmıştır?
4) Yazar eserdeki şahısları, belirli bir isim yerine, lakap ya da çeşitli unvanlarla tanıtmıştır. Bunun nedeni ne olabilir?
5) Aşağıdaki eserlerin hangisi türü yönüyle diğerlerinden farklıdır?
6) “İnsan gözünü perdeleyen, her şeyi bir arada aynı anda görmekti. Görmeyi bilmemek bir eğitim eksikliğiydi. Bütün duyu organlarımız için aynı şey söylenebilirdi.” cümlesinde ne anlatılmak istenmiştir?
7) Gerçi şeytan bazen elimiz olur can eriklerine, narlara, ayvalara uzanırdı. Bazen eskici Yahudi kılığına bürünür, onu bu şekliyle de tanıyan büyüklerimize, Ah Şeytan, dedirtir, bazen okulu gözümüzde kötülerdi. (…) Yani şeytan yabancımız olmak bir yana, bir  bakıma yakın tanığımızdı.”   Bu cümlelerle ne anlatılmak istenmiştir?
8) “…Konuşmamız boyunca onun hâlâ sokağımız sınırları içinde kapanıp kalmış olduğunu hayretle müşahede ettim. Çocukluk sokağım, onun evleri, arsaları, eğri kaldırımlarıydı arkadaşımın gezdiği ülkeler. Tanıdığı insanlarsa yine o sokak sınırlarındaydı.”   Komiser’i, Cinayet Zanlısı arkadaşı için böyle düşündüren nedir?
9) “Her güzel şeyi bana o gösterir veya onun işaretiyle her şey güzel olurdu.” sözlerini söyleyen Komiser, Cinayet Zanlısı olan arkadaşı için ne düşünmektedir?
10) “Ben onu duygulu, fedakâr ve nazlı yetiştirdim.”dedi.”Düşün ki oğlum, verdiğim terbiyenin hatalı olduğunu çevreye baktıkça daha iyi anlıyorum. Ama bizim zamanımızda bir kız böyle yetiştirilirdi. Biz kızı, bir gün anne olacak ve hayırlı evlat yetiştirecek diye düşünürdük.”   Yukarıdaki paragrafta eleştirisi yapılan aşağıdakilerden hangisidir?
11) “Sokağımı, o eski zaman güzeli, beni kendisine yakın buldukça peçesini hafifçe sıyırıyordu.”   Yukarıdaki cümlede altı çizili sözcük grubuyla anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisi olabilir?
12) Yazar bu romanında hangi ana düşünce üzerinde durmaktadır?
13) “O gün karakola gün batarken dönebildim.”   Yukarıdaki cümlede hangi söz sanatı işletilmiştir?
14) “İnsanı bilemiyecek yegâne varlık da insan değil midir?”   Bu cümlede altı çizili sözcük ile ilgili olarak ne söylenebilir?
15) “Yeni insana mezarın koza, yaşadığı hayatın bir kurt hayatı, mezar sonrasının da bir kelebek olduğunu anlatmaya pek imkân yok.”   “Yeni insan” sözü ile anlatılmak istenen nedir?
16) İfrit kılını kullanmak isteyen kişi aşağıdakilerden hangisini söylemeliydi?
17) “İnsan zekası bir gün elbet şeytanı da tespit edip ortaya koyacaktır. O gün gerçek insanın ve onun katıksız özgürlüğünün başlangıç günü olacaktır. Onların kandırmasından temizlenmiş gerçek düşünce, tesirlerden uzak düşünme yeteneğine kavuşabilmiş insan.”   Paragrafa göre, yazar, gerçek insanın ortaya çıkabilmesini neye bağlamıştır?
18) “Bir gün aynı ölçülere uygun bir tahta da ben edindim ve onun baktığı yöne baktım. Saatler boyu onun gördüklerini görmeye çalıştım. Çocukluk işte o zamanlar önemli olan şeyin tahta değil göz olduğunu düşünemezdim.”   Yukarıdaki paragraftan hareket edersek tahta neyi sembolize eder?
19) “Yeni insana mezarın koza, yaşadığı hayatın bir kurt hayatı, mezar sonrasının da kelebeklik hayatı olduğunu anlatmaya pek imkân yok.”diyen kişi aşağıda verilen akımlardan hangisini açıklar?
20) Masum genç kız sırları bu yeşil yapraklar arasından pencerelerden pencerelere fısıldanırdı. (…) Çoğu zaman ikinci bir genç kız konuşması olan kuşdiline başvururlardı.   Bu parçaya göre genç kızlar niçin “kuşdiline” başvurmaktaydı?
21) “Değişiklik, hemen her konuda olduğu gibi insanın içinde kıpırdanan çirkin bir varlığı beslemeyi hedef almış. O varlık bize atardamarlarımızdan daha yakın…”   Yukarıdaki cümle ile özetlenebilen ‘varlık’ romanda hangi isimle karşımıza çıkıyor?
22) Komiser ve çocukluk arkadaşı, makinenin planını yapmak için gerekli parayı nereden temin ediyorlar?
23) Komiser için konak nasıl bir ifade taşıyor?
24) Dadının öldürülmesine aşağıdakilerden hangisi katılmamıştır?
25) “Odadaki eşyaları yeniden gözden geçirdikten sonra, dolapları, yükü araştırdım….. Bulabildiğim her şeyi tek tek elden geçirdim. Ah, ben bu bezi çok iyi tanıyordum. Bu, çocukluk arkadaşımın icat ettiği bir makinenin planıydı.”   Komiserin hatırladığı bu makinenin işlevi nedir?