1) "Cephe artları, tiyatroların kulislerine benzermiş. Shakespeare'in ve Racine'in bir trajedisi oynayacak. Sahnede, kralları, kraliçeleriyle bütün bir saray içinin haşmet ve debdebeleri gösterilecek. Fakat bundan önce bir de kulisteki hazırlığı görünüz: Yırtık ve ter kokulu canfes parçalarından bir yığın hırdavat ve bunların arasında yarı aç, yarı tok birtakım zavallı insanlar gelip gidiyor, eğilip kalkıyor. İşte biraz sonraki muhteşem sahne bu unsurlardan teşekkül edecek."                                                       Cephe artları ile tiyatro kulisleri arasındaki benzerlik aşağıdakilerden hangisidir?
2) "İstanbul'da zilletim olan şey burada şerefimdir. Hatta ilk günler Mehmet Ali ile köyde dolaşırken şuna buna rastgeldik mi, hemen sağ yanımı çevirirdim."
Roman kahramanının 'zillet' ve '...burada şerefimdir.' sözleriyle kastettiği nedir?
3) "Lakin ben bütün bu yazıları bir kimseye bir şey anlatmak için yazmıyorum. Hayır, hayır, bu hiç aklımdan geçmedi. Ben bu yazıları..."
Paragrafın sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
4) Romanın yazılış biçimiyle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
5) "Köylülük hayatımın bir türlü katlanamadığım ve hâlâ hallemediğim en zor tarafı…
Bu cümleyi aşağıdakilerden  hangisiyle tamamlayabiliriz?
6) Salih Ağa ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
7) "Gözleri bağlı bir hayvan, durmadan bu dolabı çevirir. Ortadaki çıkrık, kâh bir çocuk gülmesine kâh bir kadın hıçkırığına benzer sesler çıkarır. Sıra sıra demir kovalardan sular boşanır, dolar. Kuyunun dört bir tarafından, düz, uzun, küçük toprak kanallar, serin ve berrak suyu sarışın marul tarlalarına doğru götürür. Elinde ufak bir çapa ile bir adam, bu kanalların çizdiği geniş dörtgenler arasında, güya bir tabiat mahzeninin ibadetini yapıyormuş gibi yavaşça eğilip kalkar, durur, çömelir."                                                                                                                                           Yukarıdaki paragrafın anlatımında aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangisi kullanılmıştır?          
8) "Mehmet Ali, bana 'Gel beyim, seni bizim köye götüreyim; buralarda, yalnız başına sersebil olursun' dediği vakit, bir Anadolu köyünün ne olduğunu bilmiyor değildim." Yukarıda kendisinden söz edilen Mehmet Ali kimdir?"
9) "Bekir Çavuş'un başka memleketlere dair basit hikâyeleri muhayyilemi tatlı tatlı okşamaktan geri kalmaz. Beni, şu bulunduğum yerden alıp götüren her söz, her hikâye, her resim bana adeta bediî bir heyecan veriyor"                                      Ahmet Celal'in düşüncelerinden yola çıkarak nasıl bir kişi olduğunu söyleyebiliriz?
10) " "Bir süre aklımı toparlayamadım. Çocuğun yüzüne bön bön bakakaldım. Küçük çoban: -Ben davarı yamaçta yalnız bıraktım. Daha fazla duramam, dedi ve koşarak döndü gitti." Yukarıdaki metinde kendisinden bahsedilen çobanın ismi nedir? "
11) "Onun için değil midir ki ben aralarında dolaşırken kaba kaba sırıtırlardı ve sağ tarafımda boş torba gibi sallanan yenimle oynamaya kalkışırlardı."
Yukarıdaki metinde hangi söz sanatı vardır?
12) "Bütün bu kaygılardan ne kadar uzağım. Artık mide, kursak diye bir şeyim yok. Yalnız ruhtan, histen, sevgiden ibaret ateş hâline girmiş bir düşünceyim ve uçuyorum, uçuyorum ve bu yanmış köyün külleri arasındaki bu küçücük insan kümesi, bana bozulmuş bir yuva kenarında bir karınca birikintisi gibi görünüyor. Ben ve Emine bunların üstünde karşılıklı iki alev parçası gibi uçuyoruz."
Ahmet Celal, paragraftaki düşünceleri ne zaman söylemektedir?
13) "Bana yeni bir oyuncak aldıkları vakit, günün herhangi bir saatinde ya dersimi okurken veya yolda yürürken oyuncak hatırıma geldi mi içim sonsuz ve aydınlık bir ferah denizinin dalgasıyla dolup boşalırdı. Bütün anlamıyla yüreğim ağzıma gelirdi." Ahmet Celal'in yüreğinin ağzına gelmesinin asıl sebebi nedir?"
14) "Nihayet Mehmet Ali geldi. Yanında, bir metre yirmi santim boyunda bir gölge ile. Mehmet Ali ve bu gölge arabanın içine doğru uzanıyorlar. Sessizce, eşyaları birer birer indirmeye koyuluyorlar. Ben de bunlarla beraber aynı sessizlik içinde yere iniyorum." Paragrafta kendisinden söz edilen 'gölge' kimdir?"
15) "-Hey! Bir adam yok mu be? Ve evlerin kapıları güm güm vurulmaya başlıyor. Köylülerde gene çıt yok. Düşman askerleri bilseler ki ben de onlar kadar meraktayım." Düşman askerlerinin köyü işgali sırasında tüm köylü nerededir?
16) "Kaç gündür, bin türlü çare ile diş ağrısını yatıştırmaya çalışan adam gibiyim. Kâh zihnimi büyük ve önemli şeylerle işgal ederek acımı unutmaya çalışıyorum. Kâh okuyorum, okuyorum, okuyorum."                                                                                         Ahmet Celal'in üzüntüsünün sebebi nedir ?
17) "Salih Ağa, bütün köy halkını öyle sihir ve nüfuzu altına almıştır ki dört yıldan beri hep benim emrimle hareket etmeye alışmış olan Mehmet Ali bile köye geldikten sonra iktisadi durumumu tayin için bana, bir kere gidip Salih Ağa'ya danışmamı tavsiye etti.
-Beyim, akıllı adamdır. Ne edeceğini sana o bildirir, dedi.
Lakin ben ona danışmaktansa hiçbir şey yapmamayı ve hazır paradan yemeyi tercih ediyorum."
Metinde sözü edilen 'hazır para' yı Ahmet Celal, nasıl elde etmiştir?
18) " Akşam üstleri bütün başaklar yetim boyunlarını büküyorlar ve hazin köklerine bakıyorlar."                                                                                                                   Yukarıdaki cümlede kullanılan edebî sanat aşağıdakilerin hangisinde yoktur?
19) " Chevalier de Grieux, Manon Lescaut'nun henüz soğumuş cesedini kolları arasına alıp öptü idi. Fakat Dostoyevski'nin masum kahramanı, artık kokmaya başlayan sevgilisinin yanında duramadı. Amma bu taaffün, onun hasretini gönlünden silemez. Ondan kaçar lakin yine onu kovalar."                                         Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu paragrafta anlatılmak istenene en yakındır?
20) "Daha otuz beşimize basmadan her şeyin bittiğini, işin tamam olduğunu; aşkın, arzunun, ümit ve ihtirasın artık bir daha uyanmamak üzere sönüp gittiğini kendi kendimize itiraf etmek; kendi kendimize, bütün mutluluk ve başarı kapılarının kapandığını söylemek ve gelip burada bir ağaç gibi yavaş yavaş kurumaya mahkûm olmak. Böyle mi olacaktı? Böyle mi sanmıştım? Lakin işte böyle oldu ve böyle olması lazımdı."
Paragraftaki düşüncelerden hareketle roman kahramanı için  aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
21) "O gün bugündür, kendimi toplayamadım. Dereyi atlarken sanki içimden ağır bir şey yuvarlanıp düştü. Öyle bir şey ki o dakika öncesine kadar ben onu kalbimin üstünde veya kafamın içinde, bir demir gülle gibi taşıyordum. İşte bu, yuvarlanıp düştü. Şimdi hafifim. O kadar hafifim ki kolumu bir kanat gibi kımıldatsam havaya uçabilirim."
Ahmet Celal'in dere kenarında yaşadığı olay nedir?
22) Romanın sonunda, Emine'nin Ahmet Celal'le gidememe sebebi nedir?
23) "Mehmet Ali'nin anası enikonu topallıyor. Salih Ağa'nın oğullarından biri kamburdur."
Altı çizili sözcüğün yerine aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
24) "Kırk yaşında mıdır? Ellisinde midir? Bilinmez. Eli ayağı, bir ağacın henüz topraktan sökülmüş kökleri gibidir ve bilirim ki vücudu bir meşe kütüğü kadar sağlamdır. Onun çok kere, küçük boz eşeğin taşıyamadığı en ağır yükleri alnından bir tek damla ter akmadan dimdik taşıdığını görmüş ve tarlada, saatlerce, belini doğrultmadan çalıştığına şahit olmuşumdur." Yukarıdaki metinde tasvir edilen ve Ahmet Celal'i evinde misafir eden bu kişi kimdir?
25) "Düşman eski haritalar üstünde Ankara ismini taşıyan kerpiçten şehire girebilir. Fakat aynı adı taşıyan ruha nasıl dokunabilir? O ruh bugün burada ise yarın orada esecektir."                                 Aşağıdaki cümlelerden hangisi paragrafta anlatılan düşüncelerle çelişmektedir