Divan edebiyatı, Türklerin Müslümanlığı kabul etmelerinden sonra, İslâm medeniyetinin bilim, inanç ve kuralları etkisinde oluşmuş ve 1900’lü yıllara kadar devam etmiştir. Nazım birimi beyit olan divan şiirinin başlıca nazım şekilleri: Kaside, gazel, mesnevî, müstezad, kıta, rübaî, tuyug ve musammatlardır. Divanlarda en geniş yeri, aşk ve sevgi konularının lirik bir üslûpla işlendiği gazeller tutar. Tevhid, münâcat, na’t, medhiye, mersiye, hicviye, ıydiye, mevlid divan şiirindeki başlıca nazım türleridir. Divan şiirinde söz anlam ve ses sanatlarıyla süslenerek söylenir. Divan şiirinde, mısradaki ses sayısına değil de seslerin uzunluk kısalık özelliklerine dayanan aruz ölçüsü kullanılmıştır. Edebiyatımıza binlerce şair kazandıran Divan şiirinin önemli temsilcileri arasında; 13. ve 14. yüzyıllarda Mevlânâ, Yunus Emre, Aşık Paşa; 15. yüzyılda Şeyhî, Ahmed Paşa; 16. yüzyılda Kanunî Sultan Süleyman başta olmak üzere Fuzulî, Bâkî, Zâtî, Hayalî, Bağdatlı Ruhî; 17. yüzyılda Nâbî, Nef’î, Niyazi-i Mısrî; 18. yüzyılda Nedim, Şeyh Galib; 19. yüzyılda Leskofçalı Galib, Ziya Paşa ve Namık Kemâl’i sayabiliriz.